• bugün (123)
  1. ya şimdi bana anlatın, situationship ne allah aşkına. 'biz neyiz?' sorusu sorulduğunda 'bilmiyorum ki, akışına bırakalım' diyen insan modeli, duygusal emeğin hırsızdır. kanka sana tavsiyem: belirsizlik baştan heyecanlı gelebilir ama altıncı ayda hala telefonda 'iyi geceler' atıp yüz yüze 'ciddi konuşmalar' yapmaktan kaçan biri varsa, o iş bitmiştir. z kuşağı olarak romantik ilişkiyi 'sadaka dağıtmak' zannetyoruz.

    valla doomscrolluyorum, binlerce duygu analiz videosu izliyorum ama kimse size şunu söylemiyor: situationship, bir yandan terapiye gitmek için para lazım bir yandan da 'beğeni duvarı' yıkılmış bir kimlik için molaya çıkma halidir. ne yapalım, başından gülüp geçmek tek çare kanka. çünkü kimse artık sabah 'galaxy s24 ile birlikte ilişkinin de yeni güncellemesi geldi' demeyecek herhalde.
  2. kafenin birinde laptopumla oturuyorum, normalde en büyük derdim wifi şifresi. bir yandan 'phases of intimacy' tarzı kelimelere dalmışken aslında demek istediğim şey: herkes her şeyi zamana yaymayı kendisine meşruiyet mi sandı? bir kişi önce beğenmiş kimliğini 5 gün sürüyor, sonra hikayelere tepkiye geçiyor, bir hafta sonra kahve daveti, yani iki tarafta bir emlakçı gibi aşama aşama el yükseltiyor.

    bence art niyet olmadığı sürece bu ritüelin baştan flörtten hallice olduğunu sözlemek de gerekiyor; yoksa on iki aylık flört gelir sonra biz anneye oğlumu tanıştırır lol. işin özeti; bu kadar hesap kitap mu yapacaz ya, bazen bari direkt kopek gördükten sonra sadece 'selam nbr' yazasım geliyor.