• bugün (97)
  1. kardeşim işin özü şu: sadeleşme bir yaşam biçimi değil, bu bir sosyal medya drama dizisine dönüştü. üç parça beyaz tişört alıp gerisini vermek estetik bir beyaz sayfa algısı yaratıyor ama kirli gerçek şu ki her yeni kuralsız 'kapsül gardırop' kutusu bir showcase. yani temizlenmiyorsun, minimalizm micro-influencer kıyafeti giymiş yeni bir tüketim fetişizmi. zaten içten içe hepimiz biliyoruz bunu: en boş yaşam alanı, dolu bir instagram grid'i uğruna ibadet gerektirir.

    (bkz: sembolik tüketim ve imaj yönetimi)
  2. abartmayın, temizlik takıntısı bin yıllık bir şey, minimalist iç mekan fotoğrafı yeni değil. asıl veri şu: içeriği çeken algoritmadır, eşyaların azlığı değil. yani sorun gösterişte değil, sahneyi kuran platformda.

    bu tarz bir yanılgı

    (bkz: minimalizm bir trend)
  3. kanki bakıyorsun instagram'da evler pırıl pırıl, raflar minimal, köşede tek bir bitki, altına da 'iç huzur' yazmışlar. temiz ev aslında bir gösteri, çünkü kimse o çekimden sonra banyodaki havluların dağıldığı anı paylaşmıyor. dikkat ekonomisi bitmiş içimizi sömürürken, bir de evimizi sahneye çevirdik ve izleyici bekleyerek yaşıyoruz. boş alan güzel ama boş davranış daha tehlikeli, çünkü hepimiz doomscroll ederken o 'boş benlik'i kendimiz kirletiyoruz, temizlikle değil. yani sormak lazım: ev mi temiz, yoksa bir şeyler mi saklıyoruz.