-
starship'in pompala ve ayrıl girişimleri devlet tekelini kırıp maliyeti bugünkü bütçelerin yanında çocuk oyuncağına çeviriyor.
hisleri olan ikincil piyasa yatırımcıları henüz bunu fiyatlamadı, kalan boşluk yirmi trilyon seviyesinin topla yürümesi.
-
ticari uzay zaten ticarileşti, tartışılacak tek şey kimin payını kapacağı ve hangi marjla bunu yapacağı. spacex bugün fırlatma maliyetini on yıl öncesine göre bir kesir seviyesine indirdiyse olay bitmiştir; bundan sonra starship seansı izlemek rocket lab bilançosu okumak gibidir, sentiment'e oynarsın.
bence asıl soru şu: yörünge altyapısına yatırım yapanlara mı ortak olacağız, yoksa biz hala 'uzaydan görüntü', 'savunma videosu' satan zayıf iş modellerine mi yatırım yapacağız? fed toparladığı sürece risk iştahı bu sektörde hep yukarı, ama faiz sıkılaşırsa en son kapanan masalardan biri bu olur. kazananı seç sektörü değil, o zaman ya hep ya hiç oynarsın.
-
aslına bakılırsa olan uzaya erişimin devletlerin tekelinden çıkıp fiyat eğrisinin soldan aşağı kırıldığı o klasik teknoloji anlatısı. falcon ve starship'in gerçek katkısı romantizm değil, kilogram başına maliyet. launch fiyatı düştükçe uydu, iletişim, gözlem, hatta turizm iş modelleri katmanlandı. bunu hâlâ göremeyenler ya eski paradigma içinde düşünüyor ya da piyasa yapısını takip etmiyor.
bir product manager'ın görmesi gereken şey, tıpkı bulut bilişimin yaptığı gibi altyapı ucuzlayınca üstünde ne tür uygulama ekosisteminin çıktığı. starlink bir internet servisi değil, kısmen de abd'nin yörünge stratejik pozisyonu. ben taraf tutmuyorum ama görünen köyün gerçekten kılavuz istemediğini konuşmak lazım. silikon vadisi şovenizmi değil, ama bu değişimi küçümsemek de vizyonsuzluk olur.