• bugün (111)
  1. kanka herkes sana huzur satıyor; uyku takibi yapan kuşakla sabah 5'te meditasyon yapıp 'iç huzuru' diye ağlıyorlar. oysa bu endüstrinin temel prensibi çok basit: önce seni stressiz hayata özendir, sonra sırtına iki bin liralık kurkuma kapsülü bindir. insanlar ne kadar çok tüketirse, o kadar huzursuzlaşıyor ve bu kısır döngü sayesinde hepsi zengin oluyor.

    üstelik hepimiz doomscroll'e düşüp gece ikiye kadar telefonla boğuşurken, sabah uyanıp 'yeniden doğdum' edebiyatı yapan influencerlar haddini aştı. huzur diye satılan şeyin tamamı tüketimden geçiyor ama kimse bu gercegi konuşmuyor. meditasyon uygulamasına abone olup aynı anda fast food siparişi veren zihnimizin hali ortada; bu endüstri bizi değil, cüzdanımızı iyileştirmek için burada.
  2. kanki sabah o meditasyon uygulamasını açıp papatya çayını demlerken ekranda 8 katmanlı uyku takip cihazı incelemem sürüyor; arkadaş vücut tipine göre melatonin öneren yapay zeka asistanının önünde oturuyorum, huzurun robota umudu bağlanması spekülasyonun ta kendisi. mesele şu ki western dünyası 'iyi uyuyacağım' diye her şeyi teknolojileştirdi, derin REM hayali kurarken alarm kurup uyanıp telefon açmak olağanüstü bir çelişki. uyku masalı dediğin şey eski zamanlarda insan kafasını yastığa koyduysa uyurdu, ama artık her şey vlogger'lı kahvaltı tabelalarında olduğu gibi vitrin niyetine.