• bugün (116)
4 entry daha
  1. kendimden biliyorum, o levent plazalarından birinde iki yıl dayandıktan sonra bir gün istifa edip kendini kafede matcha latte içerken buluyorsun. işin ironisi şu: tam 10 dakika sonra hala aynı laptop'tan aslında bağımsız çalışmalar yapıyorsun sadece yanında crunch sesi gelmiyor. "yeni lüks" dediklerine bakarsan zaman ve mekan bağımsızlığıymış falan deniyor, bro-science gibi geliyor bazen.

    ama işin gerçekliği şu ki, takım elbiseyi kravatı bir kenara atıp motm bilmem ne hoodie'yle toplantıya girmektense, bir sabah trip yapıp kaplicaya gitmeyi tercih eden koca bir kitle var. plazanın sıkıcı yemekhanesine her gün aynı kapuska tadında bakmaktansa, okyanus manzaralı "remote" mekanlar denemi hipster kafeler. z kuşağı işte, her şeyi yaşar ya da tiye alır. biz hem eleştiriyoruz hem kibrit kutusunda yaşıyoruz, o da bizim yeni lüksümüz işte.