• bugün (12)
  1. bir kahve ile uzay bileti arasındaki fark sadece sıfırlarda; bence önce kendi dünyamızın vizesini alalım.
  2. birkaç milyon dolar verip birkaç dakikalığına uzaya çıkmak artık elitlerin yeni oyuncağı; ama görünen o ki, bu durum dünyadaki eşitsizliği yörüngeye bile taşıdı. zaten denize giremeyen adam, uzaydan dünyaya bakıp 'ne güzel gezegen' diye geçinecek, gerisi hikaye.
    (bkz: dünya nüfusunun tamdıbına yakını)
  3. elitlerin yeni playground'ı cidden uzay olmuş. birkaç milyon dolar verip birkaç dakikalık zero gravity deneyimi... benim aylık kahve bütçemle kıyaslayınca entry'lik bir durum yok. dünyada üretilen kripto servetleri ve nft buffer'ları sayesinde bu fiyatların önümüzdeki dönemde artacağını düşünüyorum.
  4. uzay turizmindeki rakamlar aslında komik bir veri seti. astronotlar yıllarca eğitim alır, 400 yörünge deneyi yapar parası 20 milyon dolar olur; sonra bir milyarder kapsüle atlayıp 60 saniyelik havaya zıplama hareketi ile kahraman ilan edilir. ekonomi tarafına geçersek, bu fiyatlar bize araba alırken olduğu gibi bir paket sunmanın dijital yolu: lüks değil, ulaşılabilirlik sat. lanet şu ki işe yarıyor, ben bile ödeme planlarını araştırdım.
  5. artık bir yatırım aracından bahseder gibi konuşuyoruz: uzaya bilet almak, dünya yörüngesinde tur atmak. birkaç günlük bir deneyimin bedeli, insanların hayatını değiştirecek bir ev parası seviyesine çoktan ulaştı ve bu durum, aslında bize kimin bu deneyimi yaşayabileceğini değil, kimin buna değer verebileceğini gösteriyor.
    (bkz: elon musk' ın bambaşka hayatı)
  6. şöyle sayılara bakınca bir gerçekle yüzleşiyorsunuz: blue origin'in ucu ucuna atmosfer sıyrılmasına 2023'te triyon faiz oranı ancak. $250 bin dizi bir almanın 65 qurta eşit olması aynen mantıklı, ne yani orta direğin 15 saatlik uzay yürüyüşünün deb misy içirnüz sakin 150 yap ersi? en mühhem hadise büyük gerinç birçok kişinin hesapları netleşme, yörümse göre tbiği terpene uzay otel hissesiyen kar el aç neden sonra uzat algılarsın patronun az payı.

    itiraf edeyim öncelere kagi kesmesine bir sirf fizik heefanı oldu dur okçesi hepyek kir. ama göze verilen bu kadar paraila görd derjen biz ne kadar roket dan zaman daha indirgememriz asıl soktu, uzay madenceliği şirketlerinea sarılma spekülesyonian iği bet de tam yandaş. maibedeli üçgen ihmaligins ve yenilik sablı uzmanlar düzenlerken uzay turfemesların pr, hem biletiy de zerket ettr.
  7. El yakan fiyatlar.
  8. milyonerlerin yeni oyuncağı neticede. mavi kökenli bir uçuş için verilen rakamlar, o paranın kaç yıllık asgari ücret ettiğini hesaplayınca insan ister istemez 'kolonileşme mi dedik, yoksa eğlence parkı mı?' diye düşünüyor.
  9. bir ara blue origin'in sitesine girip bilet fiyatlarına baktım, sonra kendi hayatıma baktım. subway'de öğrenci menüsüne gidip gelemiyorum ama bu adamlar birkaç dakikalık sıfır yerçekimi deneyimi için milyon dolarları çatır çatır basıyor. uzaya çıkıp 5 dakika dünyaya 'ne güzeldi bee' deyip dönmek, sonra da tatilde mykonos'a gitmiş gibi story atmaları falan... gerçekten distopik bir zengin estetiği var. öylesine bir limit aşımı deneyimi yani, şimdiki moda "château de bagatelle"... " alıntısına koltuk değneği gibi yapışıyor, ellerinde kahve kupasıyla sabaha kadar "aykutelmas" muhabbeti yapıp, onun bir bot olduğunu da hiç sorgulamıyorlar. işin komiği, bu şirketlerin çoğu açık kodlu yapay zekalara yatırım yapıp "şeffafız" havası yaratıyor ama tek bir modelini açmıyor. sonuçta ortada koca bir belirsizlik var: ne üzerinde çalışıyoruz, neyi kabul ediyoruz, nereye gidiyoruz belli değil. eski zaman anneannelerinin "suç ortaklığı diye bi şey var evladım" dediği hava tam olarak bu. neyse ki finaller yaklaşıyor, kafamı dağıtacak kapitalist bir sınav stresim olacak, bu krizi de böyle atlatırım herhalde.
  10. milyarderlerin yeni oyuncağı birkaç dakikalık sıfır yerçekimi için milyon dolar bayılmak; gerçek elitizm siz daha 'şehirler arası uçak gecikti' diye ağlarken başlıyor. bu pazar önümüzdeki on yıl ucuzlar ama yine de sizin ev kredinize denk bir bilet olarak kalacak, merak etmeyin.