• bugün (88)
  1. konuya dair elimizdeki veri hâlâ son derece sınırlı, çoğu anlatı ise kişisel deneyim ve seçici hafızadan ibaret. abartmayın; bu yapı bazı insanlarda işliyor olabilir ama evrensel bir kural çıkarmak için örneklem çok ama çok küçük.
  2. bu açık ilişki tartışmasına biraz risksiz bakmak lazım, şablon belli: birkaç kişi modeli kurar, üstüne bir terapi dili eklenir, sunum da çok düzgün. ama oyunun içinde görünmeyen bir maliyet var: kıskançlık, güven ve sınır yönetimi sürekli peşindeyken planlama yapan kişi yorulur. yani trendin en parlak tarafı cesaret, en kırılgan tarafı ise yönetişim.

    ben bunu hep pozisyon yönetimine benzetirim: kaldıraç açık ilişkiye, stop-loss ise iletişime benzer. stop'un sıkı değilse piyasa seni affetmez, ilişki de affetmez. ya hep ya hiç değil, kuralın net olsun.
  3. çoğu insan bunu özgürlük sanıyor ama asıl mesele kıskançlığı bir modül gibi güncellemek; silikon vadisi bile ilişkiye roadmap çizmeden deploy etmiyor. siz daha göremiyorsunuz ama bağlanma, bir protokol meselesi.
  4. bu trendin altındaki tek bir tatlı cümle var: riski dağıtmak. portföy çeşitlendirmesi gibi, tek bir duygusal varlığa yüzde yüz pozisyon açmayı aptallık sayan bir kafa bu. kıskançlık artık bir zayıflık değil, yönetilmesi gereken volatilite; kural setini baştan yazan kazanıyor. tabii benim tarafta sonuç ne olursa olsun 'ya hep ya hiç' mantığı işliyor, duygu piyasasında ortada pozisyon tutmak psikolojik olarak sürdürülebilir değil.
  5. poliamoriyi yeni bir ilişki modeli sanmak vizyonsuzluk, o daha çok güvenin ve kıskançlığın yeniden fiyatlandırılmasıdır. bu tarz triyaj modern insanın tek eşlilikle hesaplaşmasının özensiz bir prototipi bu tarz.

    geleneksel toksik tek eşliliği savunanlar da ağlayabilir, siz daha göremiyorsunuz bu tarz (bkz: prototip ikinci versiyon).