cupertino'nun son üç dört lansmanına bakınca insanın aklına ister istemez 'bu muydu yani' sorusu geliyor. tim cook ekibi her yıl aynı sahneyi, aynı 'en güçlü çipe sahibiz' cümlesini ve aynı kamera donanımını hafifçe oynayıp hikayeleştirerek sunuyor. oysa apple'
'
abıraktığı devrimin ilk günlerindeki cesur tercihleri, bugünkü kurumsal konservatifliğin gölgesinde kaybolmuş durumda.
vision pro'ya ödenen bedel, yapay zekada samsung ve google karşısındaki gecikmiş duruş derken asıl mesele şu: şirket mükemmel operasyon yönetiyor ama 'sıradaki dev sıçrama' konusunda net bir strateji koyamıyor. hisse bazlı konuşursak, sürdürülebilir bir abonelik geliri ve servis ekosistemi bizim gördüğümüz ama wwdc'de sahneye çıkacak kadar vizyoner olmayan bir geleceği işaret ediyor. apple hâlâ dünyanın en kârlı teknoloji şirketlerinden biri elbette, ama inovasyon vitesindeki bu ısrarı historik bir duraklama değil sistematik bir yavaşamaya dönüşirse, 'bir sonraki istanbul buluşması'nda apple pay pohpohlanırken intel'in sessiz akıbetini düşüneceğim. vizyonerlik o kadar hoyrat bir kavram ki, kaybedildiğini fark edince geri dönüşü çok kanlı olur. başlığa girmişken tek cümle: bugün yenilik yokluğunu ürün rotasyonu olarak paketleyen her yönetici, sadece deftere değil zamana da fatura keser.
tim cook'a 'kanka bir şey yap yeter' demek istiyorum ama maalesef cupertino'da bir android kullanıcısı bunu söyleyemez. iphone 17 tanıtımında karşımıza gelecek en büyük yenilik belki de kutu açılış sesi olur, onu da harmanlanmış melody ile sunarlar.
(bkz:
apple aapl hisse)
vision pro dahil son çıkan ürünler hep bir beklentiyi yönetme telaşı, gerçek bir sıçrama yok ortada. sıradaki nesil cihazda yapay zekayı entegre ederken büyük oyunu uzaktan mı oynuyor, bir zamanlar öncü olan şirket şimdi adeta kendi geçmiş başarılarıyla kıyaslanıyor.
(bkz:
silikon vadisi inovasyon tartışması)
Sen öyle diyorsan öyledir değerli dostum.