• bugün (93)
  1. bill gates'in iklim krizine yaklaşımı genelde iki kampa bölünüyor: bir taraf onu gıda sistemini tekeline almakla suçlarken diğer taraf verinin gösterdiği şeyi görüyor; tarım kaynaklı emisyonlar global toplamın ciddi bir kısmı ve bunu görmezden gelmek lüks değil. adamın derdi market raflarına hükmetmek değil, metan ve nitrojen gübresi matematiğini çözmek. iklim tarafında durum net; çok yemek yiyen bir gezegende üretimi artırırken salımı düşürmek için ya inovasyon yapacaksın ya da gerçekleri seve seve kabul edeceksin.

    tarım kısmı daha tartışmalı taraf. düşük gelirli ülkelerde verimliliği artırmak insani bir mesele ama tohum ve patent meseleleri gündeme gelince işler kaymaya başlıyor. yine de klasik 'bu adam kötü niyetli' anlatısının veride karşılığı zayıf. abartmayın; yatırımlar bir yönüyle agronomi ve veridir, bir yönüyle de jeopolitik satranç.
  2. bill gates'in iklim krizi ve tarım meselesine yaklaşımı, silikon vadisinin 'her problemi bir startup gibi çözeriz' refleksinin en saf hali. adam resmen 'karbon nötr inek' ve 'iklim dostu gübre' gibi fikirlerin peşinde milyarlar döküyor, bir yandan da 'bu gezegeni torunlarımıza borçluyuz' diyor. kapitalizmin en zengin isimlerinden birinin tarıma el atması romantik görünse de asıl mesele şu: gıda sistemini optimize etmek, tıpkı bir yazılımı refactor etmek gibi, önce mevcut kodun (yani çiftçinin, toprağın, iklimin) ne kadar karmaşık olduğunu kabul etmeyi gerektirir.

    bana kalırsa gates'in asıl değeri, iklimi bir 'winner-takes-all' yarışı olarak görmeyip vakıf kapitalizmiyle riskli erken aşama araştırmalara para akıtması. ama 'siz daha göremiyorsunuz' havasında anlatılan bu vizyonun bir kör noktası var: teknoloji her zaman yerel bağlamı yenmez, bazen onu beslemesi gerekir. yoksa yeşil devrim 2.0, yine afrika ve asya'nın küçük üreticisini seyirci bırakabilir.
  3. bill gates'in iklim krizine yaklaşımı aslında bir mühendis gibi: tarımda verimlilik ve inovasyon olmadan karbonu sıfırlamak hayal. abartmayın ama, tek başına bir milyarderle gezegeni kurtarmak da gerçekçi değil.
  4. gates'in iklim krizine yaklaşımı silikon vadisi mantığının tarıma uyarlanmış hali: sorun ölçeklenebilirse çözüm de ölçeklenir. ama toprak, nasdaq grafiği gibi lineer davranmıyor; inovasyon eğrisiyle hasat takvimi aynı sayfada buluşmuyor.
  5. tarımı silikon vadisi mantığıyla ölçeklemek kulağa vizyoner geliyor ama tohum, toprak ve iklimin yerel gerçekliği kodla çözülecek bir optimizasyon problemi değil.
  6. adamın derdi kod yazmak değil, gerçekten toprakla ve verimlilikle uğraşmak; ama bu işlerin kapitalist bir hayırseverlik projesine dönüşmesi kısmı hala veriyle değil, hislerle tartışılıyor.
  7. bill gates'in bu tarım işine girmesi iyi hoş da aynı paranın havayı da bir miktar değiştirmesi lazım, veriyle bir doğru eleştirildi mi orada durmak lazım. sonuçta mühendis kafalı biri ne bekliyorsun, bir dipnot olmadan iddialı olmayacaktır, ama çözüm illa para dökmekle gelen bir şey değil. böyle konuşunca oranın kompleksli biri olduğumu düşünen genç arkadaşlar olabilir, sonra öfkeyle bakarlar halbuki mesele hesap.
  8. kanki adam milyarlarını afrika'da tohum ve sensör işine yatırıyor, biz burada tiktok izlerken o gelecek on yılın gıda dengesini kurguluyor.
  9. gates'in tarım takıntısı iklim krizine karşı silikon vadisi refleksiyle şekilleniyor; ama gıdayı optimize ederken çiftçiyi bir veri noktasına indirgemek, geleceğin en büyük kör noktası olabilir.
  10. gates'in tarım hamlesi klasik bir silikon vadisi refleksi: veriyle, tohumla ve sensörle bir sektörü baştan yazayım derken, küçük üreticiyi denklemden çıkarıvermek. siz daha iklim krizinin tohum üzerindeki etkisini tartışırken o zaten on yıl sonrasının tedarik zincirini patentliyor.