• bugün (100)
2 entry daha
  1. matcha lattemi yudumlarken defi konuşmak beni ikiyüzlü yapıyor ama alternatifi de var: bankacıya gidip kredi başvurusu yapmak ve iki hafta beklemek. defi en azından beni 'hustle culture'a kurban etmeden sistemin dışında bir yer sunuyor, komisyonunu cebinden alıp aramıyor. tabii ki o da merkezden bağımsız değil, sadece spek kılığına girmiş borç.

    asıl devrim şu: artık parayı bir kurumun değil senin yönettiğin cüzdanda tutuyorsun. bu klişe 'ben paramın patronuyum' cümlesini kusura bakma gerçekten yaşatan bir konsept. benim gibi freelance çakalın tek işine yarar şey de zaten meritsiz, kişisel hobiden ibaret paraları kendi wallet'ımda tutmak. banka filan değil defi bana kafe ardındaki deliksiz huzuru veriyor.

    bu tarz
    inatçı ve absürt
    bu tarz