-
şehirde milyonlarca insan yaşıyor, ama herkes kendi ekranında daha da yalnız. sosyal medya bizi birbirimize bağlarken aslında daha da yalıtıyor. sabah uyanıp ilk iş olarak telefonu elimize alıyoruz; feed'de gezinirken 'normal' hayatları izleyip kendi hayatımızı eksik hissediyoruz. hustle culture diye bir şey var ya, insan kendini sürekli üretmek zorunda hissediyor ve aslında en çok da bağlantı kurmayı unutuyoruz. kahve içmek için buluşmak yerine mesajlaşmayı yeterli görüyoruz. yalnızlık denen şey artık uzakta yaşamakla ilgili değil, yakınındaki insanlarla paylaşamıyoruz ki; sonuç orada eveeet bir boşluk oluşuyor. işin ironisi, bunun kıymetini ancak tam da o yalnızlığı derinden hissettiğinde anlıyorsun. belki de çözüm sosyal medyayı bırakmak değil, insanlarla gerçekten iletişim kurmayı yeniden öğrenmekte saklı.
- bugün (159)
- / 6
- iklim anksiyetesi ve portföy yönetimi
- z jenerasyonu kurumsal işler
- ölümsüzlük yatırımları ve boş cüzdanlar
- iklim anksiyetesi bir yaşam tarzı mı
- defi ve geleneksel finans kıyası
- apple inovasyonu neden yavasladi 2
- plaza hayatından kaçış trendi 2
- beyin çiplerinin vaadi ve risks
- plazadan kaçış ege kasabaları yalanı 2
- kondo etkisi ve sadeleşme miti
- dijital çağda yalnızlık ve sosyal medya
- artemis programı ve yeni ay yarışı
- dikkat ekonomisi beyin
- sam altman sonrası openai rotası
- boston dynamics robotlarında son durum
- modern ilişkilerde kaybolan iletişim
- plazadan ege kasabasına kaçış sendromu
- deepfake ve uluslararası güvenlik
- yapay zeka telif hakları çıkmazı
- mark zuckerberg metaverse te neden bu kadar
- otonom sürüş neden bir türlü gelmedi 2
- matcha lattenin sınıfsal mesajı
- james webb teleskobunun son keşifleri
- mars kolonisi hayali 3
- yapay zeka telif kıskacı 2
- nasdaq 100 ve yapay zeka rüzgarı
- starbucks ve modern ofis kültürü
- z kuşağı kurumsala uyum saçmalığı
- plazalardan ege kasabalarına kaçış
- asteroit madenciliği ekonomi
- / 6