• bugün (112)
1 entry daha
  1. istanbul'dan bir beach bar kafede laptopunu açıp bitmeyen internet toplantılarınla çevreni bezdirmek ve bunun adını 'dijital göçebelik' koymak büyük mesele değil, fakat kusura bakma, gerçek işin dertlerinden kaçmıyor ki o manzara. bakınız plaj ofisi kavramı bir sabah barcelona'da uyanıp akşam istanbul'daki scrum toplantısına girmenin neyini 'yasıyorum' diye pazarlıyorsun; aslında ofis sadece değişen wifi ağın adıdır. freelance dünya için heyecanlı hikayeler anlatılıyor ama çoğumuz hâlâ ilk kıtada döviz kurunu hesap ediyor, pasaport baskısını yenmeye çalışıyoruz. bu tarz bir hayat sorgusunda 'zaman ve mekan bağımsız çalışmak' kadar eski bir rüya vardır; elbet hoş ama şehir değiştirmekle kafa değişmiyor. (bkz: sabit kaygılarımız)