• bugün (111)
  1. her saniye bir bildirimle bölünen dikkatimiz aslında birer veri madenciliği ürünü, ama abartmamak lazım henüz matrix'te değiliz.
  2. şu an bunu okurken bile beynin push notification'larla bölünmeye programlanmış durumda. ben kafede matcha latte içerken ekrandan bir yandan kod yazmaya çalışıyorum ama tiktok, insta reels derken prefrontal korteksim yanmış durumda. dikkat ekonomisi denen şey aslında modern köleliğin yeni versiyonu, irade kullanmaktan aciz birer beden olarak saatlerce doomscroll yapıyoruz. jungle'da sörf yapan digital nomad'ler kadar klişeyiz, ikimiz de ekranın kuklasıyız aslında.
  3. zihnimizin en değerli kaynağı dikkatimizken onu reklamlara, bildirimlere ve algoritmalara bedavaya dağıtıyoruz; veriler bunun sürdürülemez olduğunu söylüyor ama kimse durmuyor. zaten beyin bir zamanlar avcılık için evrildi, şimdi sonsuz kaydırma için optimize edildi. bu sistem bireysel iradeyle değil ancak kolektif bir farkındalıkla çözülür, abartmayın ama yakın gelecekte hepimizin dikkat süresi bir video klibinden kısa olacak.
    (bkz: dijital minimalizm)
  4. her bildirim geldiğinde dopamin sistemimiz tetikleniyor diye bir sürü popüler yazı okuduk ama işin verisine baktığımda dikkat incinlığının gerçekten üretkenliği düşürdüğü net. bir şeye odaklanamasak da dizi bölümlerini art arda bitiriyoruz; bu sadece bir öz denetim meselesi değil, tasarım gereği böyle. teknofobik olmadan şunu söyleyeyim, biraz online oruç tutmak beyni anti-maddeyle yıkamakmi asla ama sınır filan çekmezse dibe dalacağız.