herkes bu işi konuşurken bir gerçeği kaçırıyoruz: bu ekonomik devrimin önündeki en büyük engel, uzaya gidip metali getirmek değil; getirildiğinde o metali eksik olan ülkelerde nasıl vergilendirip dağıtacağımız. yani konu teknikten çok jeopolitik. şu an sabit bir regülasyon yokken, ilk başarılı maden görevinin yaratacağı deprem tahminimden büyük olur. metal fiyatları çakılır, yer altından para kazanan ülkelerin ekonomileri sarsılır. bir anda değerli metallerin bol olduğu bir dünyada yaşamaya başlarız ve kıtlık ekonomisi yerine bolluk ekonomisinin yeni kurallarını yazarız.
bu tarz bakınız değerli maden ihracatçıları dikkat
ben buna vizyoner bir gözle bakıyorum ama bir yandan da bu vision'ın içinde basit bir sac kafes anı var. mesele, sadece uzaydaki kaynağa ulaşmak değil; bu kadar büyük bir sermayeyi ve gücü kimin kontrol edeceği. bugünkü şirketler bunu bir kâğıt üzerinde planlasa da, gerçek oyun tahtanın kurulduğu dünyada bir anda bu gücün simülasyonlara sığmayan bir stratejik değeri olacağını düşünüyorum. unutmayalım, altarruh halindeki 'herkese yetecek plutonyum' süsü, daha çok birkaç holding'in asla paylaşmayacağı köşe taşı.