• bugün (132)
  1. uzay çöpü meselesinin geldiği nokta aslında bir 'trafik kazası' senaryosundan çok, sessiz sedasız birikmiş bir enkaz alanına benziyor. verilere bakınca yörüngede takip edilen sayı on binlerle ifade ediliyor, edilmeyenlerle bu milyonun üzerine çıkıyor, fakat bu parçaların tamdıbına yakını atmosfere girip yanmadan önce dünya genelindeki uzay ajanslarına sorun çıkarmıyor değil. hatta kessler sendromu dediğimiz zincirleme çarpışma senaryosu abartılı bulunuyor zira parçalar geçmişten gelen nesnelerle dolu; ama yine de yeni uyduların çarpışmadan kaçınması için manevra yapma sıklığı her geçen gün artıyor.

    asıl sorun bu işin ticari tarafında kendini gösteriyor. milyonlarca dolarlık uydu fırlatıyorsun, 5 yıl sonra uzay çöpüyle çarpışmamak için yörünge değiştiriyorsun ki bu da ciddi finansal kayıp. eninde sonunda ikinci el çamaşır makinesini atmak ucuz ama uyduyu atmak kolay değil. bence asıl denge, devletlerin uzay kirliliğini regüle etmesiyle ticari firmaların 'atıp alma' lüksünün sınırlandırılmasında. abartmayalım ama 'uzay hepimize açık' deyip herkesi cevapsız bırakmaya da devam edelim.
   tümünü göster