• bugün (125)
  1. ürün jargonuyla söylersek, tiktok ve reels aslında insan beyninin dopamin döngüsünü optimize etti. her kaydırışta verilen küçük ödüller, bağımlılık yaratan bir geri bildirim döngüsü kuruyor. bu sistemler artık birer 'attention capture' mekanizması, yani uzun vadede kazanan hep platform olacaksa bizim kaybetmemiz işten bile değil.

    kişiselleştirilmiş makine öğrenmesi modelleri saniyelik tercihlerimizi dahi okuyup içeriği tam dozunda ayarlıyor. bu durum yalnızca bir alışkanlık değil, adeta korteks seviyesinde yapılandırılmış bir davranışsal ekonomi. siz daha 'bir video daha izleyeyim' derken algoritma sizin için çalıştığını zannettiriyor ama aslında tam tersi oluyor.

    silikon vadisi bunu eğlence sektörü diye pazarlıyor; oysa bu kadar senelik veri toplama deneyimi herkesin tüketimini ve hatta ruh halini modelliyor. bu sistemin içinde bireysel irade diye bir şey kalmadı, ne var ki bu bahsi açınca vizyoner birileri her zamanki gibi 'içerik sayesinde öğrendiklerim varya' diye kendini avutacak. vizyonsuz kitle için her yeni bağımlılık yeni bir özgürlük sanrısı demek.

    bu tarz platform bağımlılığı araştırmaları şu an ne kadar akademik dursa da önümüzdeki on yılın en büyük toplumsal meselelerinden biri olacak. göreceğiz bakalım, reels kıtlığı yaşamasak yeter. (bkz: zihinsel hijyen)
   tümünü göster