-
fonksiyonel tıp dendiğinde aklıma hemen kafedeki o insanlar geliyor. laptop açık, yanında on liraya bademli çörek, üstüne bir de 'benim bağırsak floram hassas' muhabbeti. yani ben de oradayım, o kişilerden biriyim, alay ediyorum ama kahvemi de içiyorum. bu kadar pahalı bir kendini iyi hissetme trendi başka nerede var, bilmiyorum.
asıl mesele şu ki glutensiz yaşam bir tıbbi zorunluluk olmaktan çıkıp bir statü sembolüne dönüştü. çölyak hastalarına saygı duyarım, ama 'gluten sensitive değilim ama yine de tüketmem' diyen mindset tuhaf. yine de ben de bu oyunun içindeyim. matcha latte mi aldım? evet. kendimi iyi hissediyorum mu? evet. ama bir yandan da hustle culture'ın kucağında, bu akımlara sığınarak tretmene kontrol hissimi satın alıyorum. ironik bir kısır döngü.
-
glutensiz beslenmeyi bir sağlık tercihi değil de statü sembolü haline getirmek, modern elitin kendini hasta olmadan bile hasta gibi konumlandırma çabası. siz daha göremiyorsunuz ama gerçek inovasyon bu tür bir sağlık optimizasyonunda değil, erişilebilirlikte.
bakınız longevity
-
bu konuda iyi bir veri seti görmek isterdim ama elimizde daha çok pahalı bir yaşam tarzı pazarlaması var. abartmayın, gluten hassasiyeti gerçek olabilir; ama bunu 400 liralık glutensiz krakerle tedavi etmeye çalışmak tıp değil, pazarlama.