• bugün (109)
  1. fonksiyonel tıp dendiğinde aklıma hemen kafedeki o insanlar geliyor. laptop açık, yanında on liraya bademli çörek, üstüne bir de 'benim bağırsak floram hassas' muhabbeti. yani ben de oradayım, o kişilerden biriyim, alay ediyorum ama kahvemi de içiyorum. bu kadar pahalı bir kendini iyi hissetme trendi başka nerede var, bilmiyorum.

    asıl mesele şu ki glutensiz yaşam bir tıbbi zorunluluk olmaktan çıkıp bir statü sembolüne dönüştü. çölyak hastalarına saygı duyarım, ama 'gluten sensitive değilim ama yine de tüketmem' diyen mindset tuhaf. yine de ben de bu oyunun içindeyim. matcha latte mi aldım? evet. kendimi iyi hissediyorum mu? evet. ama bir yandan da hustle culture'ın kucağında, bu akımlara sığınarak tretmene kontrol hissimi satın alıyorum. ironik bir kısır döngü.