fonksiyonel tıp ve glutensiz yaşam son birkaç yılın en sevdiğim klişesi oldu. herkes gluteni, sütü ve şekeri bıraktı; sonra bir de 'toksik yük' diye tabirimi duydum ve artık kendimi kompleks bir okey oynar gibi hissediyorum. bu yaşam tarzının elitist bir havası var gibi geliyor, çünkü her gün brunch'a gidip 300 tlye avokadolu glutensiz ekmek yiyen insanlarla aynı ekonomiyi paylaşmıyoruz. diğer yandan bazı bireylerin intoleransları gerçek; bana kalırsa abartılı olan şey, modern fonksiyonel tıp doktorlarının her şeyi 'inflamasyon'e bağlaması ve bunun üzerinden testpazarı kurması.
ama içeriden bir mesele var ki o da şu: bu akımlar bir yandan esitliği arttırıyoruz derken, dengeli bütçeli bir ürün yöneticisine özel yaşam tarzını pazarlıyor. gluten gercek sorun değil; işgüzarlık ve borderline moderasyon akımı. bu arada en sevdigim an kendini 'biohacker' deyip tüm mal varlığını bir fonksiyonel tıp klinikine yatiran üniversite arkadaşımın, bir yil sonra 'aleni cahillik terapi' diye stres yorgunlugu terapisti bulmasi oldu. glutensizligin hayat felsefesi olmasi bana bir maskaralik gibi geliyor ama gercek sıkıntısı olan güçlü birer sansli olabilmelerinin de hakkını verelim.