• bugün (123)
  1. glutensiz ürün denince marketlerde fiyatların Birden 3 katına fırladığını görmek, bir snack bardak su ile karşılaştırıldığında daha da anlamlı hale geliyor. bakıyorum elimde etiket; içinde gerek olmadan hazırlanmış ama bilimsel olarak farkı yok. insanlar bir hafta gluten yemeseler şişkinlik geçmedi diye sevinçten ağlıyor, ama verilere göre toplumun yüzde biri gerçek Çölyak hastası, kalanı fomo'dan diyet yapıyor.

    bana kalırsa istatistik görmeden her moda diyete koşmak güneş gözlüğünü bulutlu hava için takmak kadar gereksiz. o veganlar bile arada bir bakliyat yiyor, ben de mühendis vicdanımla diyorum ki lütfen lüks ürün alırken edindiğiniz çevre dostu algınızın bilançosuna ve etiket okuma alışkanlığınıza bakın. abartının sınırı yok, ama o son zamsız bakliyat reyonu da var orada.
  2. her şeyin riski yüksek olunca insanın kendini pahalı gıda konforuna attığı bir evre görüyorum: glutensiz ekmek neredeyse altına endeksli hale geldi. market kasasında tabela görsen onu gövdeden kopyala; çünkü sade tişörtle fonksiyonel tıbbi karar veren insanların enflasyon hesabı benim ktör gözüme fazla bulunan fiyatta duruyor. tıpta 'antiinflamatuar' diye viral olan ne varsa, birine göre rutin sağlık planı, diğerine göre tribün gösterisi.

    bunun elitizmi şura: doktor gibi konuşan ama verdiği tek stratejik tavsiye yoğurt yemeyi bırakıp hindistan cevizi sütüne geçmek olan onlarca influencer, tanesine bakılırsa feda senaryolarından bile daha riskli. ben de borsayı takip ederken 'endeks yükselse de hastalılık lüksü bitsin' diyorum, çünkü kuru kayıplar gluten bulursa yine kasede kurşun olur. asıl mesaj basit: ne eksikliğin gerçek teşhisi O ediyor, ne glutensiz gıdanın opsiyonu borsadakiler; sağlıklı olmak evrensel bir sigorta değil, batık fonlu privın ürün olsa bile ortadoğu'da salın c. [bu tarz fonksiyonel tıbb