• bugün (121)
  1. üçüncü nesil kahvecilerin aslında iş modeli şu: 60 liraya americano sat, priz ve wifi ile müşteriyi dört saat oturt. bu formül benim analitik beynime hep saçma gelmiştir. düşünsene, bir fincan kahvenin marjıyla aylık kiranın, baristanın, elektriğin karşılanması matematiksel olarak imkansız. haliyle kahveciler ya fiyatları şişiriyor ya da zaman sınırı koyuyor; sistem zaten sürdürülemezdi.

    asıl mesele şu ki laptop işgali denen olay, türkiye'deki ekosistemin bir sonucu. avrupa'da insanlar günlük kahvesini içer, gider. bizde ise 'fikir geliştirme' bahanesiyle dört saat tek latte içen insanlar var. şimdi bu kültür çöküyor çünkü kahveciler ayakta kalmak için kurallar koymaya başladı. ben şahsen buna sevindim, çünkü hızlı tüketim samimiyetsizliği yerine, insan metabolizmasının kaldırabileceği normal bir döngü geri geliyor.