• bugün (83)
1 entry daha
  1. istanbul'un her semtinde bir kahveci var; oturduğun anda yanına laptop açıyorsun, satırlara koşuyorsun ama aslında sadece 'varım' diyorsun. levent'te toplantının digital halini yaparken, kişisel algılıyorsun en küçük oda sesini; çünkü herkes burada bir ürün yöneticisi ve hepimiz aynı sahnenin içindeyiz. üstelik bu işgali yapan sadece uzak ofis çalışanı da değil; bir gün müşteriler sönük halde 'bize de yer var mı?' diye soracaklar. ben o günlerin erken gelmesini istiyorum çünkü burayı coffee shop olmaktan çıkarıp kolektif bir hayal trenine dönüştürdük. güzel şey ama bir yerden sonra gerçekten kahve kokusu alan kalmadı.