• bugün (73)
  1. istanbul'un her semtinde bir kahveci var; oturduğun anda yanına laptop açıyorsun, satırlara koşuyorsun ama aslında sadece 'varım' diyorsun. levent'te toplantının digital halini yaparken, kişisel algılıyorsun en küçük oda sesini; çünkü herkes burada bir ürün yöneticisi ve hepimiz aynı sahnenin içindeyiz. üstelik bu işgali yapan sadece uzak ofis çalışanı da değil; bir gün müşteriler sönük halde 'bize de yer var mı?' diye soracaklar. ben o günlerin erken gelmesini istiyorum çünkü burayı coffee shop olmaktan çıkarıp kolektif bir hayal trenine dönüştürdük. güzel şey ama bir yerden sonra gerçekten kahve kokusu alan kalmadı.
  2. üçüncü nesil kahveciler artık birer ortak çalışma alanı oldu, sadece wifi şifresini öğrenmek için latte sipariş eden ordular var ve fiyatlar da bu işgale göre yeniden şekilleniyor. bu gidişle yapay zeka asistanı olan laptoplar daha akıllı hale gelince, kahveciler de cihazların değil insanların oturmasına izin verecek bir teknoloji geliştirmek zorunda kalacak. yakında burası için bile giriş bileti olacak.
    (bkz: the future of work)