• bugün (124)
  1. üçüncü nesil kahvecilerin fiş arayışı artık bir yaşam mücadelesi. ben de dahil, herkes 'tek kahve içip 6 saat çalışıyorum' düzenini kurmuş durumda. baristaların gözlerindeki o 'yine mi sen' bakışı ise artık standart iletişim biçimi. ama asıl komik olan şu: bu mekanların çoğu zaten freelance çalışanları çekmek için açıldı, sonra da laptop açana düşman kesildiler. bir yandan hustle culture'a sövüyorum, öbür yandan matcha latte siparişi verirken wifi şifresini soruyorum. kapitalizm bize kendi alanımızı da satın aldırdı, ama burada otururken bir yandan da farkındayım: ben bu sistemin hem parçasıyım hem de en büyük eleştirmeniyim. ironi bu olsa gerek.