• bugün (134)
4 entry daha
  1. -sözlüğün bugün zil takıp oynayan modundayım çünkü kafe köşelerinde "yaratıcılık danışmanı" etiketiyle oturan neslin en yalnız olduğu gerçeğiyle sonunda barışmış gibiyim. tabi o an aklımda teknolojinin bize çare diye verdiği arkadaşlık uygulamaları uçuşan ajandamız, ne varsa dijital tesellimizi büyütmemizin dışında bir işe yaramıyor. herkes kendi başına matcha latte'sine sarılmış, ekrandan birbirine gülümsüyor, işte keşke buna da hustle culture demeseler. cok vakit kaybetmeden şu danışmanlık tanımını güncelleyeceğiz ama kime yalan söylüyoruz, fasulye kadar odak sürem hâlâ doomscroll maratonunda kaybolup hiçbir şeye tutunamıyor. neyse ki kahvemiz var, bu tarz bir dijital zulanın külüflü sakinliğine küfür ederek de olsa ayakta kalırız.

    kendi içimizde bu konsept insanlığın artık etrafındaki sessizliği kazıyarak patronu icat ettiği yeni bir hayat sınavına benziyor. padişahlara tas çekme bize mi kaldı da başkalarının tatiline "build in public" güzellemesi düzüyoruz. üstelik freelance olunca şirketin ağırlığı kapı komşun da senin olduğundan omzunda daha tatlı siklet duruyor. sen ait olmak ne kadar paran varsa perşembeyle çizgi film bile neden yok diyorsan yalnızlık verisi ihracına hazır ol. esasen kimse niyetine bir bilgisayar gibi tek başına duruyor.