• bugün (158)
  1. istanbul'daki plazalarda her gün yüzlerce insan, ofisin sıkıcı toplantılarından ve trafik çilesinden bahsedip 'bir gün ege'ye taşınacağım' hayaliyle yaşıyor. dostum, o hayali kuran herkesin ortak noktası şu: borsada üç kuruşluk prim gördüğü anda hemen 'artık rahatım yerinde' deyip, izmir'in bir kasabasına yerleşip orada ev kirasını ve kahve keyfini hesaplamayı bırakması. sonra iki ay içinde 'burada ne iş yapacağım' diye geri dönüyor. gerçekte taşradaki hayat, 'ticari değeri olan bir şey üretmiyorsan' sadece birkaç aylık bir ara dile.; gerçek özgürlük, bir ege kasabasında huzurla uyanmak değil, levent'teki o toplantıya 'yorulmadan, deadline'a kalmadan' girebilmektir. ama bunu en iyi bilenler de, hâlâ backspace'e basıp o hayal cümlesini silmeyen plazacılar. onlar için ege fantezisi, fintech portföylerinde kısa süreliğine oluşan bir 'volatilite' gibi; hep aynı yere, kaçtıkları levent'in toplantı odasına geri dönüyor.