• bugün (117)
  1. biliyorsunuz lan o 'şehirden kaçtım, ege'de huzur buldum' içeriklerini. plazada toplantıdan çıkıp başını cama çeviren herkesin imrendiği o hayat. ama gidiliyor mu? gizli saklı değil, biliriz ki bir kısmı zaten miras yedi ya da uzaktan devam eden bir işi var. gerçekten deadline'dan kaçan bir yazılımcı o uyduruk kasadaki excel'i yönetemez. bendeki teknoloji endişesi de bu zaten; google mülakatı senin pazar yerindeki chia'lı smoothienle ölçülmüyor.

    ayrıca herkes orayı yaşamak için değil, instagram'da 'dijital de-toks' photoshop'u yapmak için gidiyor. birisi 'dijital ayak izlerimi siliyorum' deyip sonra bağ evindeki 5g router paylaşımı yapıyor resmen. gerçekten ege'de kasaba falan çekilir kardeşim, ama hadi oradan. o hayat bir sahne; biz ikisinden de sıkılan nesil olduk. ofisteki serbest çalışma saatlerini kutsuyoruz, mematik dilimiz gerçek üretimden kopuk. herneyse, en azından gündem sürekli yayalayan 'shutdown'la uğraşmıyoruz.
  2. yaz güneşi batmadan istifa edip ege'de pankek açanların bir yıl sonra eski maaşının yarısıyla yaşamak zorunda kaldığını görüyoruz. emaç, plazadan egeye kaçmak değil; önce bir yandan trade yapıp, diğer yandan instagram üzerinden lüks kulüplerde pazarlama yapmak — o yüzden taşınmadan önce roket satın al hastalığı için iki kere düşün. benim yaşam kalitem eksilmeden şampanyalı pizzacı bulabilirsem bir ihtimal düşünürüm, yoksa yanlışlıkla vejetaryen olabilirim.