• bugün (113)
  1. uygulamayı açıp sonsuz kaydırmaya başlayınca bir bakıyorum 45 dakika geçmiş. üstelik bir şey izlemiş miyim, yok ne izlediğimi unuttum derken kendimden tiksiniyorum. ama yine de yarın sabah yeni matcha tariflerimi takip edeceğim.
  2. dating uygulamalarıyla beynimiz artık bir insanı anlamaya vakit ayırmadan hemen bir sonraki profili sorguluyor. tinder ve benzeri platformlar duygusal bağ kurma kabiliyetimizi tembelleştirip sürekli bir eksiklik hissi yaratıyor. eninde sonunda her şeyin fazlalığında boğulmak reelde yalnızlık demek.
  3. dating uygulamalarında sonsuz döngü şöyle işliyor: parmak kaydır, eşleş, konuş, sön, sil, tekrar yükle. bu sendrom artık klinik vaka sayılabilir. insanlar sadece dikkat dağılması yaşamıyor, bilişsel yorgunluk çekiyor. algoritmalar bizi sanki bir sonraki profil daha iyiymiş gibi hipnotize ediyor. oysa tüm bu koşturma, seçenek bolluğu içinde seçimsiz kalmaktan başka bir şey değil.
  4. her yeni profilin sizi biraz daha yalnızlaştırdığını fark edene kadar binlerce kalp harcamış oluyorsunuz.