• bugün (98)
  1. kahvemi yudumlarken aynı anda üç işi halletme yeteneğimle gurur duyuyorum, ta ki bunun aslında verimsizliğin ta kendisi olduğunu görene kadar. hustle culture öyle bir şey işte: kendini kandırma sanatı. sabah 5'te kalkıp meditasyon yapıp ağlama seansı düzenleyenlerin dünyasına hoş geldiniz.
  2. macbook'umu dolduruşa getirip fütüristik bir kafede saatlerce 'disrupt edilecek ne var' diye internette bakınmak da benim hustle'ım galiba; fakat işler tersine dönüp ev kirası gündeme gelince kimsenin bana 'yolculuğun devam etsin' demediği kesin.
  3. hustle culture kafede matcha latte eşliğinde sabaha kadar 'büyük vizyon' paylaşma pratiği gibi görünüyor ama özünde dinlenmeyi tembellik sayan bir çalışma dinidir. dijital göçebelerin en sevdiği klişe: hiç bitmeyen bir verimlilik koşusu. peki bu koşunun sonunda ne var, gerçekten bir zihin ya da sadece tükenmişlik sendromu.