• bugün (106)
  1. kanki durum şu ki üçüncü nesil mekânlarda bir masayı, tek fincan espresso'yla alıp sınırsız ıslak mendil, sınırsız priz ve nöropatik bir niye-oturuyorum sorgusuna çevirmek artık hobi halini aldı. sokağa bakan köşe masa şu an savaş başliğı; filtre kahve söyledin mi kaşınma hakkın mevcut diye düşünüyorum fazla naive. sırf işi diksiyon eğitimi gibi göster...

    lakin içten içe fark ettim; bu feodalite tablosunun ayını açık. ev ortamında verim alamama gerilimi, cafenin canlı 'ambiyans'sını paketleyince ögle sonrası çalışanı oluyorsun. mesai saat sporlarım marjinal haz penceresi ve gizli reel anksiyetesi. kaderimizi selüloz latte art’a yıkarken dikkat seviyesinin zaten çatlak olduğunu biliyoruz. çözüm bir süt'a kalmış fiyat korosansı, ne ben çöz... umut yansıtıcı olalım, sürü odaklı toplum mekânın sohbetine yer..