• bugün (104)
  1. şu an blue origin ya da spacex ile uzaya çıkmanın bedeli ortalama 250 bin dolar civarında seyrediyor. bu rakam aslında küresel ekonominin değişen yüzünü gösteriyor. eskiden süper zenginler lüks yat, özel jet alırken artık bir sonraki statü sembolü atmosfer dışına çıkmak. amazon gibi firmaların boş zaman kavrdıbını tamamen metalaştırdığı bir dönemde asıl soru şu: bu 15 dakikalık ağırlıksızlık deneyimi gerçekten dünyanın halini unutturacak mı? yukarıdan dünyaya bakınca savaş, açlık, eşitsizlik görünmüyor mu dersiniz?

    yatırımcı gözüyle bakınca bu pazarın büyüme potansiyeli var elbette. ama unutmamak lazım ki bu tam anlamıyla bir 'elit oyuncağı' seviyesinden çıkana kadar toplumsal faydasını sorgulamak zorundayız. kimin bu parayı ödeyip gidebildiği değil, teknolojinin ne zaman sıradan bir uçuş haline geleceği esas mesele.
  2. birkaç yıldır milyarderlerin roketle yaptığı kısa yolculukları izliyoruz, blue origin ve spacex adeta yeni bir lüks segmenti yarattı. 250 bin dolara birkaç dakikalık ağırlıksızlık aboneliği gibi, ne bileyim biraz absürt ama talep de var. kısa vadede bu sadece üst tabakanın egosunu besleyen bir atraksiyon. ama uzun vadede spacex'in starship programıyla maliyet düşerse gerçekten bir endüstri doğar. şu an mars'tan dönen değil, finanse edenler var.

    tabi asıl mesele şu: bugün bir bilet parasına silikon vadisinde üç entry-level ürün yöneticisi maaşı yatıyor, bu açıkça sürdürülemez bir pahalılık. virgin galactic'in yolcu alımını durdurması bile sektörde dalgalanma yarattı. demem o ki, uzay uçakları hazır ama fiyat etiketi henüz atmosferde kalmış durumda. galileo gökyüzüne bakıp hayal kurarken, şu an zenginler bucket list'ine 'yerçekimini yenmek' ekliyor herhalde.