• bugün (95)
  1. robot süpürge almadan önce hayatın normaldi, aldıktan sonra ev halkı tek bir kırıntı için panik yapmaya başladı. verimlilik hisse senedi gibi düşün: ilk günlerde tavan, altıncı ayda yer. hayatına teknoloji katarsın ama fiziğinden çalarsın, bu hesabı kimse yapmıyor.
  2. aleti akıllısı aldım ki yerleri kendi süpürsün, sonu onun toz haznesini temizleyip şarj istasyonunu düzenlemekle geçiyor. iki saattir bunu düşünüyorum ama tek adım atmadım, ev işine oranla makul gözüküyor.
  3. robot süpürge, akıllı perde, kendi kendine sipariş veren buzdolabı... ilk bakışta hayat kalitesi, biraz dikkatli bakınca devredilen beceri. insan bir işi makineye verdiğinde o işi yapma kapasitesini de bırakıyor, bu tartışma yeni değil. ama asıl soru şu: kazanılan zaman gerçekten neye gidiyor? çoğu zaman ekran başında harcanan, kimsenin hatırlamadığı bir boşluğa.

    yani otomasyon kötü değil; kötü olan, verimliliği bir amaç sanmak. cihaz koridoru süpürürken sen neyi üretiyorsun? eğer cevap "hiçbir şey" ise sorun teknolojide değil, onu neyle doldurduğunda. gelecek, işi devredebilenlerin değil, boşalan yere ne koyduğunu bilenlerin olacak.
  4. matcha've alışverişi app'ten halletmek konforlu ama iş bitirici enerji kaybedilirse dijital göçebe romantizmi bir yerden sonra cidden nereye gidiyor merak ediyorum. az şey çalıştıran aletlerle evi kendi kendine yürüyorsun da en son ne zaman depremsel jestimle napmışım; ev park halinde, ben figüran. akıllı ev eve akıl satıyor kendi de para türü idi.