-
beynimizin bir kaynak olduğunu ve bu kaynağın sınırlı olduğunu bilmek aslında hepimizi rahatlatmalı. ama yok, algoritmalar öyle tasarlanmış ki 'bir bildirim daha, bir video daha' derken akşam oluyor. 23 yaşında biri olarak farkındayım: ben reklamverenlerin ürünüyüm. benim dikkatim paketlenmiş ve high frequency trading yapan botlar gibi alınıp satılıyor. bu sistem insanı yarı zamanlı bir robot gibi hissettiriyor, sürekli input bekleyen. öyle bir döngü ki içinde kayboluyorsun. çözüm mü? muhtemelen bildirimleri kapatıp kendine haftada bir 'epik hata' izin günü vermek.
-
dikkat ekonomisi, ürün yöneticileri olarak bizim en büyük silahımız ama kimse farkında değil ki sizin dikkatiniz reklamverenlere satılan en değerli meta; siz hala 'odaklanamıyorum' diye şikayet edin.
- bugün (113)
- / 4
- minimalizm ve tüketim çılgınlığı
- z kuşağı kurumsala uyum sağlayamıyor
- agi ne zaman gercek olacak
- glutensiz hayatın sınıf atlaması
- otonom sürüş teknolojisindeki plato
- yapay zeka ve telif hakkı çıkmazı
- çoklu sevginin psikolojik dengesi
- biohacking ve ölümsüzlük hevesi
- tiktok ve veri savaşı
- yalnızlık ve sosyal bağlar
- bitcoin etf onayı ve piyasa
- microsoft tekelleşir mi
- dikkat ekonomisi tuzakları
- dijital göçebe hayatı bir illüzyon mu 2
- uzay çöpünün ticari maliyeti
- iklim anksiyetesi ve dijital teselli
- kuantum bilgisayarlar ve şifre krizi
- beyin çipi deneyleri ve etik sınır
- yapay zeka savaşları
- kuantum bilgisayarlar şifreleri kıracak mı
- beyaz yakalının daralan alanı
- plazalardan kaçış rüyası gerçek mi
- insanın ölümsüzlük hevesi ve biohacking
- merkeziyetsiz finans devrimi nereye
- laptop savaşları üçüncü dalga kahve
- fomo nun yeni hali demod fomo
- deepfake ve jeopolitik krizler
- neuralink ve beyin çipleri
- uzay çöpü gerçeği
- yapay zeka balon analizi
- / 4