glutensiz diyetlere bakınca insan ister istemez 'bu işte bir veri var mı' diye sorguluyor. çölyak dışında glutensiz beslenmenin sağlıklı olduğuna dair net bir metaanaliz yok ama avokadolu glütensiz ekmekler elt group olan instagram annelerini tatmin ediyor. fonksiyonel tıp da cabası: 'detoks', 'bağırsak sızdırmazlığı' gibi terimlerle yeni bir lüks pazarı yaratıldı. ben hala mühendis kafamla white bread yemenin suç olmadığını düşünen taraftayım.
şimdi çoğu insan gluten intoleransı falan değil ama herkes gluten free menu peşinde. migros'ta paketli glutensiz makarna 50 lira, normali 20. destekçiler diyor ki glüten sindirimi zorlaştırıyoruz falan. bakıyorum sağlıklı beslenme trendlerinin hiçbiri genetik testine dayanmıyor. bu pasta da çok fiyat yapmış durumda, brunch kültürünün olmazsa olmazı avokadolu ekmek bile artık glütensiz olunca ödenen prim reset atıyor.
yoksa ben de bir ara özentilikten denedim, çölyak değilim ama glutensiz beslenince 'woke hissetme' durumu var. aslında bu trend elite sosyeteye dahil olmanın 21.yy'a uyarlanmış hâli ne bileyim atalar sofra kültürle toplumu bağlarmış şimdi 'agri-life' imajı için glutene savaş açtık. hakiki çölyak hastaları ne yapsın bu kelebek etkisi altında. sonuç? glutensiz yaşam özel beslenme değil, teslimat ücretinin başka bir versiyonu. ha bir de söylemeden geçemem buckwheat mükemmel bu arada.