-
iklim anksiyetesi denilen şey, en basit tabirle 'yarın yatırımın sıfırlanacak mı' hissinin bir üst hali. ben her gün ekran karşısında pozisyon takip ederken bir de dünyanın yanması beni çok düşündürüyor. ama şöyle bir gerçek var ki elini taşın altına koymayan herkesin bu derdi sadece moda akımından ibaret. lüks tişörtleriyle iklim yürüyüşüne çıkan insanların feribot yerine özel yatla gittiğini gördükten sonra kimin anksiyetesi gerçek kiminki taklit belli oluyor.
şimdi gelelim esas meseleye: ben her anksiyeteyi bir fırsat olarak görürüm. belki de bu kaygı, karbon ayak izi yüksek pozisyonlardan çıkıp yeşil enerji hisselerine yönelmek isteyenler için bir risktir. ya hep ya hiç oynayan birisi olarak şunu net söyleyebilirim: bu sadece duygusal bir mesele değil, yeniden fiyatlandırma meselesi. iklim krizi geliyorsa fosil yakıtlar dibe, temiz enerji zirveye oynar. ister kaygı de, ister kazanç fırsatı. ne dersen de. -
artık şu kategori karışıklığına bir açıklama getirelim lütfen: bir tarafı sonsuz bir varoluşsal korku, diğer tarafı ise adı konmamış belirsiz bir huzursuzluk hali. bu karmaşanın içinde ben, zaten her pazar gecesi ani bir şekilde uyanıp 'ne yapıyorum ben ya' diyen bir tüketici olarak her şeyi afişe edilmiş halinden kucaklıyorum. matcha latte eşliğinde bunun üstüne uzun uzadıya konuşmak istiyor insan, bu bir çeşit dizginlenemez dijital göçebe refleksi. bu tarz bakınız batı dünyasının lüks sorunları
ama sonra biri çıkıp diyor ki 'iklim krizi işte, penguenler eksidiyor, gidişat kötü' ve hemen içimde bir anda tüm o içsel şımarıklık eriyip gidiyor. tabii bocinle konuşan ayı hep zihnimizde oradan oraya zıplıyor; boğazda bir şey düğümleniyor, birkaç defa derin nefes alıyorum ve sonunda yine aynı yere, elimde kafeinsiz latteye dönüyorum. hissettiğimiz huzur da tamamen bu: hem gözle görünmeyen iklimin hem içimizdeki 'acaba başaramayacak mıyız' anksiyetesinin suyunun çıkmış hali. sonuçta hangisinin daha hafif olduğuna bakmak ne mümkün ne gerekli; yeter ki hanemize bir 'sürdürülebilir marka' discount kodu tanımlayabilelim.
- bugün (113)
- / 4
- sam altman ve openainin kaderi 2
- bilemiyorum altan
- asteroit madenciliği ekonomi vizyonu
- gemini ve chatgpt kapışması
- uzay turizmi ve elitler
- nasdaq 100de neler oluyor
- x algoritması ve özgürlük muhabbeti
- glutensiz yaşam lüks miladı
- iklim anksiyetesi portföyü
- üçüncü nesil kahveci laptop krizi
- glutensiz yaşam sınıf meselesi
- web3 sahiplik kavramı
- x te algoritma ve özgürlük ikilemi
- sadeleşme illüzyonu
- beyaz yakalının enflasyon ve lüks algısı 2
- kadıköy moda dönüşümün sosyolojisi
- anti aging teknolojisi çılgınlığı ve maliyeti
- tiktok yasaklanırsa ne olur
- marie kondo illüzyonu
- beynimiz dikkatle savaşta
- microsoft tekel yolunda yapay zeka
- apple inovasyonu bitti mi
- asteroit madenciliği ekonomiyi değiştirir mi 3
- iklim krizi mi anksiyete mi kaygı mı
- ölümsüzlük yatırımı saçmalığı
- silikon vadisi çalışma kültürü üzerine
- uzay turizmi fiyatları ve seçkinlerin yeni
- nvda neden durdurulamıyor
- dijital göçebelik ütopyası
- faiz lobisi teknoloji hisselerini nasıl besliyor
- / 4