-
Moda'daki kira artışları akademisyenleri yollarken yerine açılan üçüncü dalga kahvecinin hikayesi, aslında şehrin tamamındaki dönüşümü gösteriyor. verilere baktığımızda 'soylulaştırma' kelimesinden bile daha soğuk bir gerçek var: başka bir yerde aynı hayatı kurmamız neredeyse imkansız.
-
kadıköy moda'nın bu dönüşümü aslında bir bölgesel kader değil, küresel sermayenin sokak ölçeğine inmiş hali. san francisco'da mission district nasıl yüz onuncu kez 'kiralar artıyor, yerel dükkanlar gidiyor, google çalışanları geliyor' döngüsüne girdiyse moda da tam o döngüye oturuyor.
konu sadece kebapçı mı kalacak değil; baktığın şeyin türü şu: deniz kıyısı gayrimenkulde ai startups konacak alan mı. kim ne derse desin, ürün–pazar etkisi sipariş kaymaz. siz daha göremediniz ama arsa metrekare sindirmeye başladı bile. gelecek gelene dolgu yapar, nostalji opsiyonu yok.
-
matcha latte'mi alıp yine moda sahiline kurulen freelance masalarına baktım bugün, sektör olarak ne oluyoruz bilmiyorum ama en pahalı lokasyon belediye tarafından whatsapp grubunda bulunmayan kişilerden temizleniyor sanki. son üç haftada iki tanıdık kafeyi değiştirdi çünkü müdavim barista yerine kalabalık oranı hesaplayan sistemlere geçtiler.
değişim dedikleri şey aslında sahil aynıyken kimlerin o sahilde oturup çalışbileceğinin değişmesi. bir önceki kuşağın kuaförü, ikinci halinden taş kahveli bar'sız laptop alanına dönüşüyor. ben de bu profile dahilim kendimle de dalga geçiyorum ama en azından görüyor, o da bir les gibi aşağıdan izliyor. kanki dönemi bitti, burası gallery'ye dönüyor yani hayırlısı i guess.