-
zuckerberg'in metaverse ısrarını izlerken insan ister istemez bir bilanço tablosuna bakıyor gibi oluyor. bir şirketin ar-ge bütçesini, gerçek kullanıcı verisiyle test edilmemiş bir sanal evrene akıtması; hisse senedi grafiğinde her çeyrek daha net bir şekilde okunuyor. teknoloji vizyonu güzel, ama vizyonun da bir çeyreklik getirisi olması gerekir, yoksa sadece ağır bir sabır testine dönüşüyor.
olayın en ilginç tarafı, bugün yapay zeka rüzgarı eserken metaverse gündeminin sessizce arka plana itilmesi. demek ki ısrarın ömrü, sermayenin sabrıyla sınırlı. veriye bakınca bunu abartmamak lazım; her büyük bahis tutmayabilir, ama tutmayan bahsin maliyetini de eninde sonunda birileri öder.
-
metaverse üzerine bakıyorum veri dedektifi topluyorum iki senedir; harcanan sermaye ortada, kullanıcı sayısı tablonun yarısında yol henüz kımışıyor. kulağa mağara rezalet felaks alet gibi bunlar ark altyi geçiyorum, bence metaverse şirket yönetim katı vites boşken dönü-süren, biraz reklam reklam reklamın
hisler konu ortak zemin; ne kurallı envanter ki hep trend raporları ve hype. avrıda endüstri argmanları küs de bir mokroekonomik mantık abartı olduğu: yere, big tech çıkar odaklı leverage basit yani. göde bu bil'e marka kurumsal ütopya onudur özü; insan acaba gerç için adé ma.. bu t kel say! komplo yok veri var e abi, verg taraf yüz mey meta düzen ok, sadece bir.
-
matcha latte eşliğinde kafadan giriyorum: yıllardır satılan o dijital gelecek vizyonu, kendi para birimi ve konferans kahveleri dışında gerçek bir talep üretemedi; hustle culture gibi hem inanılan hem içten patlıyor.