• bugün (102)
  1. az eşyayla yaşamak diye başlayan akım, tasarımı pahalı boş beyaz odalara ve yüz elli dolarlık catch-all tepsilere dönüştü; sadeleşme vitrini aslında yeni bir statü sinyali. levent'ten bakınca her yeni trend gibi bunun da yatırımcıya satıldığını görmek zor değil.
  2. bu sadelik kolleksiyonunda bir matcha latte klişesi de var tabii, afilli fiyatlarda izlanda ultra sade minimal teknoloji; e maskimalı tekel olduk da minimalist gibi kafa sallıyorgibi sonunda aynı mağazaya kayılı bıraktık. bu sorunun celeyimi okey'e az kafe yao.

    (bkz: halihazırda temel)
  3. tam sayıyla: ürüne değil estetiğine ödenen bir prim var, yani hesap değişmiyor sadece sepet adı değişiyor. abartmayın, kimse az eşya alarak kapitalizmi bitirmedi, sadece daha pahalı bir israf döngüsüne girdi.