• bugün (117)
  1. her eve bir süpürge alıyoruz ama aslında tembelliğimizin prim yapmasına vesile oluyor bu aletler. kim ne derse desin, akıllı ev aletleri insanı işlevsizleştiriyor. düşünsene, on yıl önce süpürgeyi elimizle iterken şimdi robota pas verip ekranda grafik analizliyorsun. üretkenlik adı altında oturma odasında tiktok kaydırıyorsun. işin ironik yanı, bu cihazlar aslında hayatın tüm mikroyönetimini sensörler ve lidarlarla yaparak seni 'efendi' rolüne sokuyor. bunun neresi gelişim?

    ha tabi avantajları da yok değil, yerleri sürekli temizlemektense daha anlamlı işlere zaman kalıyor bence de. ancak teknoloji hisselerinin raporlarını takip eden biri olarak söyleyebilirim ki irobot alalım derken tembellik piyasasına yatırım yapıyoruz aslında. hayat kolaylaşsın derken sırt üstü yatıp ölçüm bandımıza bakıyoruz. başka türlü bir verimlilik bataklığı bu. memnun musun peki? evet ama bunu itiraf etmek biraz can sıkıcı.
  2. robotun insanı bitirmesi için önce kabloya takılıp kendini boşaltması engellenmeli. bütün gün evin birinde süpürge sesi dinlerken asıl süpürülen şeyin sabrımız olduğunu anlıyorum. veriye bakarsak, süpürge insanı bitirmiyor, aksine insana başka bir şey iş edindiriyormuş: pil bitince kendini şarj istasyonunda bulmak.
  3. artık evdeki en büyük sorunum süpürmek zorunda olmak değil, robota iş öğretmek için bir üniversite mühendislik eğitimi gerektiği gerçeği. evimden içeri girince benim bir insan gibi hissetmem için onun başarılı temizliğini laf olsun diye 'tadın nasıl güzelim' diye övmem gerekiyor.
    (bkz: duygusuz odaklanma)