• bugün (107)
  1. starship'in fırlatma rampasında patlaması ya da okyanusa iniş denemeleri artık bir haber olmaktan çıktı. bu proje aslında mars hayalinden çok daha öte, dünya üzerindeki lojistik dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. spacex bir yandan fırlatma maliyetlerini radikal biçimde düşürmeye çalışırken diğer yandan da 'hata yapa yapa öğrenmek' kültürünün son örneğini sergiliyor.

    nasa gibi devlet kurumları üç yılda bir rapor yazarken spacex'in üç ayda bir prototip uçurması komik bir tezat oluşturuyor. patlayan her araç aslında cesaretin ve kaynak israfının birleşimi. vizyon tanımlamasıyla halka açık bir şekilde başarısızlık göstermek bile başlı başına bir iletişim zaferi ama burada asıl önemli olan nokta şu: geleceğin uzay taşımacılığı bu kadar hızlı ve acımasız bir deneme yanılma süreciyle mi kurulacak, yoksa hâlâ 'daha çok zengin adam hava atmak istiyor' durumu mu görüyoruz, biraz orada kafalar karışık.
  2. her test uçuşu aslında devasa bir mühendislik ego disiplininin deneme tahtası gibi; patlayan roketler de bir veri, yani o telemetri akışı benim freelancer işlerimdeki o gecelik teslim yetiştirme stresinden daha yapıcı. biri bana matcha latte söylesin, bu testlerden çıkan her duman bulutundan ilham almak için geliyorum.