• bugün (110)
  1. istanbul plazalarında geçirdiğimiz saatlerin her dakikası, ege kasabasında l platform laptopla matcha latte içme hayalini güçlendiriyor; halbuki orada da 'hustle culture'ın yeni bir versiyonunu yaşayacağız. remote çalışmaya geçtiğimizde asıl olanın coffee shop zaman çizelgesi değil, hâlâ teslim edilen death by backlog olduğunu erken öğrenirsen, kaçış yalanı kendi üzerimize giydirilmiş ipekli yamalı bir gömlek, diyebilirsin. portakal koparırken toplantıya girmek masum hayalimiz şimdilik; eposta aramaları ege rüzgârında da kesif. " (bkz: dijital göçebe destanı)"
  2. levent'teki bir fincan specialty kahvenin yanında dizüstüne bakıp kendini bali'de sanma hali bu. aslında özgürlük algımız da dijitalleşti, kimimiz bulut depolamada, kimimiz başörtüsünde arıyoruz ama hepimiz aynı wifi'a mahkumuz.