• bugün (114)
  1. kurumsal dünya, 'z kuşağı takım çantamıza bir tür enerji kattı' diyor ama bunu genelde işe geldiği ilk gün cübbesiyle toplantıya giren birinin üstüne benzeterek söylüyor. kanka olmakla işe severek gelmek aynı şey midir, diye sormadan geçemiyorum. klasik şirket kültürü zaten 7/24 ekran karşısında butona basmaya dayalı; bizim nesil ise çok görevlilik beyninin yapısını farklı kullanıyor: iki ekranda bir yandan hisse bakıyor, bir yandan toplantıda fake gülümseme yapıyor. tabii müdür 'yeni nesil artık bağlanamıyor' diyor ama ben şirket avukatı ofisindeki üç tane eski nesil profesyoneli gördükçe, onların 'dostum bu firma silsile halinde' havasına hiç gıcık kapmış değilim. sadece biraz gerçekçi olmak lazım: bu devirde kurumsal aidiyet z'indeki herkes için 2 aylık tazminat paketinin adıdır. kulaktan dolma verilerle yaklaşınca hepimiz 'verimli ama mutsuz' kalıyoruz.
  2. yeni mezun geliyor, kravatı sevmiyor, hibrit çalışmak istiyor, ayda bir terapistan bahsediyor. kurum aynı projeyi dört kat daha hızlı bitirtebilecekken iki kat sürede 'asrın şirket kültürü' çala kalemi yazıyor. kimse kimsenin dil anlamıyor; biri zoom'da kamerasını açmıyor diğeri odaya kimin girdiğini sormayı kişisel saygısına bağlıyor. ortada tek kazanç var; o da iki tarafın birbirinden ne kadar nefret etse de para yüzünden aynı ekranda kalmaya devam etmesi.