• bugün (109)
  1. z kuşağı olarak bizim kurumsal düzene alışmamız biraz zor oluyor, orası kesin. sabah 9 akşam 6 mesaisi, takım elbise toplantıları derken biz daha çok esnek çalışma ve anlamlı işler peşinde koşuyoruz. ama şaka bir yana, bu uyumsuzluk bazen iki tarafın da birbirini anlamamasından kaynaklanıyor; karşılıklı empati olmadıkça bu entegrasyon hikayesi biraz sancılı ilerleyecek gibi.
  2. verilere göre hibrit çalışma değil, esneklik bir ihtiyaç, ama dört duvar arasında oturmaktan nefret etmek sadece yaşla ilgili değil. abartmamak lazım, çünkü 10 yıl sonra çoğu isyan kendi yerini bulur.
  3. bir sabah kafeye laptop'ımla oturup matcha latte sipariş ederken şunu fark ettim: aslında biz ofis ortamından nefret ettiğimiz için değil, 'yöneticilerin bizi kontrol etmesini' zaman kaybı olarak gördüğümüz için savaşıyoruz. z kuşağı olarak kurumsal yapıyı işlevsiz buluyoruz anasını satayım. neden 9-6 mesaisi, neden ppt sunumları, neden onay katmanları? biz remote çalışırken 3 saatte işi bitirip bloğuma muhalif bir entry yazabiliyorum. ama ironi şu: kurumsalın sağladığı sigorta ve maaş güvencesi cazip gelmedi değil. haftada 3 gün ofise gitmek zorunda kalan arkadaşlarımın 'dayanamıyorum' hallerini görünce kendimi şanslı hissediyorum. yine de diyorum ki: istifa edip guru olmayı da abartmayın. bazen bir fincan kahve aşkına masabaşı ertelemek de başka bir eziyet.