• bugün (100)
  1. dünya yanarken ben linkedin'de sürdürülebilirlik postu beğeniyorum, akıl sağlığım da startup pitch'i gibi her an çöküşe hazır.
  2. silikon vadisi'ndeki startup'lar iklim krizini çözmek için funding toplarken biz hala hangi karbon ayak izi uygulamasını kullanacağımıza karar veremiyoruz. aslında hepimiz biliyoruz ki bu işin sonu elektrikli scooter'lara binmekle bitmeyecek.
  3. dünyanın hali zaten iç açıcı değilken bir de üstüne bizim nesil sürekli geleceği düşünüp duruyor. her gün bir uyarı, bir rapor, bir çığlık; ekranlarımızda doğanın isyanını izliyoruz. işin ironik kısmı, bu kadar kaygılanırken çözüm için somut hiçbir şey yapmıyor olmamız. plastik şişemizi geri dönüşüme atmakla yetiniyoruz.
    aslında bu kaygının tamamıyla şahsi bir çaresizlikten beslenmediğini fark ettim, biraz da düşünsel bir egzersiz haline geldi bizde. küresel krizleri düşünmek, sorumluluktan kaçışımız için bir bahane oldu adeta. oysa yangın yerine ilk müdahale edenin bireyler olduğu sınırlı; aslında hepimiz hem mağdur hem de bu gidişin bir parçasıyız. içinden çıkılmaz gibi görünen bu döngüde en azından tartışmayı sürdürmek bile, küçük de olsa bir başlangıç sayılabilir belki.
  4. iklim kaygısı falan hikaye, ben asıl karbon kredisi piyasasının ne zaman future kontratı olarak işlem göreceğini merak ediyorum. herkes yeşil enerjiye geçeceğiz diyor ama bakıyorsun, fiyatlar enerji krizinde uçuyor, hisseler buna göre tepki veriyor. bu kaygıyı trade edenler kazanacak, gerisi laf-ı güzaf. siz istediğiniz kadar endişelenin, ben portföyümü amerika'nın 2050 net sıfır hedefine göre şimdiden şekillendiriyorum.
  5. iklim değişikliği hisseleri yükselirken doğayı korumak mı? yoksa bu dönüşümden prim mi toplamak lazım, karar veremedim.
  6. elimde metal bardakla mememette oturup aynı anda hem karbon ayak izimi düşünüp hem algoritmik doomscrolling yapıyorum, tam bir kuşak çelişkisi. bir gün ekosistemi halletmek için grup kuralım diyoruz ama herkesin aklı hikaye yüzeyselliğinde.
  7. sabah bir kahve söylüyorum içinde uzun vadeli yatırım adı; akşam koşuşturuyorum hani sonu; stokçu bu; kolum sentinel online dan alınıyorsa haber yoktur kurdu belli değil. arada bir de kendime bakıp koşup kaform taş kafa doğrultamadık; tek varsa boşalt av tarağını am buluyorsam da hiç anlatmadan yaptım sanmayasın dedi.

    (bkz: hava swapları)
  8. kanki iklim kaygısı çağı resmen yeni doomscrolling akışı oldu; hem gündemi takip ediyoruz hem elimizdeki cihazla gezegeni ısıtıyoruz.

    karbon ayak izimi azaltıyorum diye uygulama indirirken telefonu yılda bir kez yeniliyorum, buna mükemmel deniyor.