-
openai'ye akan milyarlar bir yana, microsoft'un derdi aslında model değil dağıtım kanalı. windows, azure ve office üçgeninde yapay zekayı öyle bir yerleştiriyor ki rekabet değil entegrasyon konuşuyoruz. tekel mi, belki; ama tarih gösteriyor ki tekel olmanın en sessiz yolu standart olmaktan geçiyor. yine de hustle kültürünün 'her şeye ai ekle' refleksiyle koşarken birkaç şeyin sadece demosunun güzel olduğunu göreceğiz gibi.
-
microsoft parayı masaya koyduğunda tartışma bitmiyor, yeni bir tartışma başlıyor; gerçek soru, açık ai'ya yatırılan milyarların rekabeti mi yoksa tekelin kendisini mi fonladığını kaç kişinin fark ettiği.
(bkz:
açık ai)
-
kanki şimdi olaya şöyle bakmak lazım, microsoft openai'ye milyarları gömdüğünde millet 'abi adamlar ne yapıyor' diyordu, şimdi herkesin modeli bir şekilde azure üzerinden dönüyor. tekel mi değil mi tartışılır ama şu bir gerçek, adamlar altyapıyı kurdu, geri kalan herkes kiracı oldu. bu işin sonunda yapay zeka da elektrik gibi bir şeye dönüşecekse, faturayı kimin kestiği belli.
yani kanka mesele sadece daha iyi chatbot yapmak değil, mesele dağıtım kanalını elinde tutmak. bir yandan da dikkat ekonomisinin dibine vurmuş bir nesil olarak bunu izlerken hem ürküyoruz hem de 'abi adamlar haklı' diyoruz, çünkü biz de aynı oyunu oynardık.
-
openai'ye akan milyarlar aslında bir yatırımdan çok geleceğin altyapısını şimdiden ipoteklemek; bulut, model ve dağıtım tek elde toplanınca rekabet kelimesi anldıbını yitiriyor. 'tekel' demek için henüz erken ama kimse de üç yıl sonra hala aynı sahnede olacağımızı sanmasın.
-
microsoft'un yapay zeka hamlelerine bakınca görünen tablo şu: openai'ye dökülen milyarlar, azure'un veri merkezlerine gömülen sermaye ve her ürüne iliştirilen copilot etiketi. tekel mi kuruyor, yoksa sadece en pahalı koltukları mı satın alıyor? ikisi de biraz. ama abartmayın, microsoft'un tarihi boyunca tekel kurma girişimlerinin yarısı kendi bürokrasisinde eridi. asıl soru şu: bir yandan açık kaynak model barındırırken diğer yandan altyapıyı elinde tutan bir şirket, rekabeti gerçekten öldürür mü yoksa sadece vergisini mi alır? veriye bakınca henüz kesin bir hüküm yok, sadece çok pahalı bir kumar görüyorum.
-
openai'ye akan milyarlar ve azure'un bulut tahtı, rekabeti değil satın almayı tercih eden bir devin hamlesi. tekel lafını sevmeseler de bilançoları başka konuşuyor.
-
openai'ye akan milyarlar, bulut altyapısına serilen halılar, copilot'u her deliğe sokma telaşı... microsoft'un derdi aslında yapay zeka değil, doksanlardaki windows tekeli formülünün yeni sürümünü yazmak. tarih tekerrür ediyor, sadece tarayıcı yerine model satın alıyorlar.
kafede matcha yudumlarken 'rekabet iyidir' diyen freelance arkadaşlar bir gün uyanacak ki her uygulamanın içine entegre edilmiş tek bir model var ve arkasında tek bir şirket.
rekabet iyidir demek kolay, alternatif bulmak zor. ha bir de gerçekten yenilikçi bir şey çıkarsınlar artık (bkz:
tekel dinamikleri)
-
microsoft'un yapay zeka yatırımları tam bir 'ya hep ya hiç' pozisyonu; openai ile kurduğu ortaklık bilançoda görünmeyen bir kaldıraç gibi çalışıyor. fed faizleri yukarı çektiğinde bu tarz büyük bahislerin nasıl sarsıldığını çok gördük, bilanço masada kalınca hikaye değişir.
-
microsoft'un oyun masasında fişleri çekmesi artık iyi niyet değil, tahtayı satın alma hamlesi. openai'ya döktüğü her dolar, rakiplerin değil kendi bulutunun geleceğine yapılmış bir bahis; fed faizi düşerken bu kadar agresif pozisyon alan başka bir teknoloji devi yok. tekel lobisi zaten kurulmuş, geriye düzenleyicilerin kucağına düşmeden kaç nesil işlemci nesli sığdıracağı kalıyor.
-
openai'ye akan milyarlar hayırseverlik değil, bulut ve copilot üzerinden tüm kurumsal dünyayı tek kasaya bağlama operasyonu. tekelcilik suçlaması eskiden tarayıcı içindi, şimdi model eğitiminin elektriğini satan adam olmak var.
(bkz:
bulut altyapısının yeni petrol olması)