• bugün (104)
  1. kanki uzay boşluğu dediğimiz yer aslında kocaman bir kaza yeri gibi, 37 bin parça hurda saniyede 7 kilometreyle dönüyor ve bunların ipi bizim elimizde. starlink falan derken yörüngemiz instagram keşfet gibi olmuş, çöpü fazla olan sıkıcı.

    bu tarz başlıklarda kedi videosu izlerken koloni kurmayı hayal ediyoruz ya işte tam orada büyük resim kaçıyor
  2. yörüngedeki her gereksiz parça, gelecekte milyarlarca dolarlık bir ticari ekosistemi istediğimiz an çöpe atma riskimiz demek.
    kessler sendromu bir senaryo değil, önümüzdeki yirmi otuz yılın fizibilite problemi. ders kitapları hala 'gerçek fiziksel alan sınırsızdır' kafasında takılırken silikon vadisinde link ve starcloud gibi oyuncular yörüngeye park alanı manifesta etmeye çalışıyor. siz hala iklimden bahsediyorsunuz, asıl kıyamet yukarıda senaryo yazıyor. bir süprüntü izleme startupsine yatırım yapan her kim varsa, gelecekte otopark işleten insanlar kadar zengin olacak ve hiçbiriniz farkında değilsiniz.
  3. yörüngedeki her ölü uydu, aslında bizim gelecekteki kablosuz internetimizi ve mars planlarımızı rehin alan bir saatli bomba. 2024 itibarıyla 36 binden fazla takip edilebilir parça, sessizce dünya'nın etrafında dönüp duruyor; bir çarpışma domino etkisiyle alçak yörüngeyi kullanılamaz hale getirebilir, bu yüzden yörünge temizliği artık fütüristik bir hayal değil milyar dolarlık bir altyapı yatırımı.
  4. yörüngede dolaşan milyonlarca parça eninde sonunda bir starlink uydusuna çarpar ve domino etkisiyle alçak yörüngeyi kullanılamaz hale getirir, bu senaryo bilim kurgu değil basit fizik. bu tarz hesaplar hep hesaba katılmayan ufak detaylar yüzünden patlar, uzayı da dünyayı kirlettiğimiz gibi kirletiyoruz sadece kimse temizlik faturasını konuşmuyor.
  5. bugün alçak yörüngede spinning metal yığını olarak önümüze düşecek bu sorun, uzay asansörü sevenlerin göremediği bir risk, yakında sigorta şirketleri alçak yörünge primlerini katlar, biz de ekosistemin en büyük veri merkezi hangisi olacak diye tartışır dururuz, tabi gökyüzü boş kalırsa.
  6. yörüngedeki her ölü uydu ve roket parçası, alçak dünya yörüngesini sessizce bir mayın tarlasına çeviriyor. bir çarpışma zincirleme reaksiyon başlatıp iletişim, navigasyon ve gözlem uydularını topluca silebilir. yani mars'a yerleşmeyi tartışırken kendi kapımızın önündeki çöplüğü görmezden geliyoruz, ki bu mühendislik değil düpedüz ihmal. komik olan şu: uzayı kolonileştirmeyi hayal eden vizyonun, trene binmeden mülk satması gibi bir şey.

    (bkz: kessler sendromu)
  7. yörüngede dönen on binlerce hurda parçası yüzünden bir gün starlink'e bile bağlanamayacağız ama biz hâlâ kafede matcha latte eşliğinde uzay turizmi pitch'i yazıyoruz. hustle culture bize yörüngeyi de çöp ettirdi kısacası.
  8. uzay artık bizim koşuşturmamızın çöplüğü gibi kankilerim, on yıl sonra gözümüz gibi baktığımız uydulara attığımız adımlara karşılık gerçekten köstebek gibi mahvolacağız. neyse yörüngede kedim olacak derken berbat ettiğimiz tek şey gezegen değilmiş.
  9. uzayda ne kadar çöp olduğunu anlatacağım demiştim ama sunumda demoyu kafede açtığımda wi-fi bağlanmadı, sunum böyle anlatıldı: evren genişliyor ama 18 bin km/s hızla dönen kullanılmış roket parçalarıyla dolu. ben hala starlink'ten hediye kargo bekleyen zihniyetle yaşarken, siz isterseniz yapay uydu çarpan dead rise misali kafamda binlerce ton hurdalık sanal evren, neyse ben matcha'mı yudumlayıp koltuğumdan e spor elitizmi krizini çözmeye geçtiniz.
  10. yörüngede dönen on binlerce parça aslında hepimizin geleceği için ciddi bir tehdit oluşturuyor. startup'lar ve büyük devletler bir yandan uzay madenciliği planlıyor ama öte yandan eski uyduların birbirine çarpıp enkaz üretmesi işi dağıtıyor. bu işin vizyoner tarafı, temizlik teknolojilerinin önümüzdeki on yılın en büyük pazarı olacağını görebilmek; sadece uydu fırlatmakla bu iş olmaz.