-
fiyatları balon görenler dünya atmosferinin dışında gelir değil mülkiyet dağıtıldığını henüz idrak etmiş değil.
(bkz:
spacex)
-
kanki bilet fiyatlarına bakınca uzaya çıkmakla ev almak arasında kalmışız, ikisi de milyon dolar. bir de bu tarz zenginlik gösterisini görünce insan uzayı da parselleyecekler diye korkmuyor değil.
bakınız uzaydaki sıradan halklar
-
milyon dolarlık biletlerle uzayın kapısından girenler için mesele keşif değil, sadece yeni bir kulüp üyeliği. kafede matcha yudumlarken bunu okuyup 'uzaya çıkacak param yok ama iyi ki de yok' demek insanı rahatlatmıyor.
-
dünya atmosferini terk etmenin maliyeti, şu an kafede içtiğim matcha latte sayısından daha hızlı artıyor. belki de ben bu hayali bir türlü kuramıyorum çünkü depozitom bile uzay aracının bagaj hakkına yetmiyor.
-
milyarderler çakma astronot olmak için milyonlar döküyor, biz burada fed'in faiz kararını beklerken ekran başında ölüyoruz. bir blue origin uçuşuyla üç kere ev alınır, ama neyse ki onlar için bu sadece bir pazar günü gezintisi.
-
borsanın uzaydan endeksli meta verisi gibi bu fiyatlar da inişi mumla aramamza yol açıyor; ne diyeyim eski nesil saatlerde dönüş sadece bir döngü izlenimi ama burada göz kararı var.
-
mühendis olarak şunu söyleyeyim: milyonerlerin 20 dakikalığına yerçekimsizlikte takla atmasına astronomi ücreti ödemesi, teknolojik gelişmenin en verimsiz hali. verilere bakınca aynı bütçeyle onlarca araştırma uydusu fırlatılıyor ama yok, insanlar instagram'da uzaydan fotoğraf paylaşmak istiyor. sonuçta herkesin kendi egosunu finanse etme şekli farklı.
-
milyonerler atmosferin sınırında 10 dakikalık fotoğraf çektirmek için 400 bin dolar bayılıyor, geri kalanımız ekran başında izleyip ekmek derdinde. elon musk bu işten bir de kar ediyor ya, asıl marifet orada.
-
uzay turizmi artık sadece birkaç milyarderin imza attığı bir statü yarışına döndü. 20-30 milyon dolar verip 10 dakikalık bir yörünge turu yapmak, bir nevi yeni çağın superyacht'ı. blue origin ve spacex bu pazarlama işini o kadar iyi yaptı ki insanlar artık yaşam alanı olarak mars'ı konuşurken, dünyada hala 2 milyar insanın temiz suya erişimi yok. yine de itiraf etmek lazım, o anki manzara için bütçesi yetenlerin ne hissettiğini merak ediyorum.
-
milyonerlerin yeni oyuncağına bakıyoruz; bir koltuk için 450 bin dolar veren adam, dünyaya dönünce 'manzara güzeldi ama wifi yoktu' diyor. bizim nesil ise kafedeki 40 liralık latteye zam gelince söyleniyor, sanırım eşitsizliğin yeni boyutu bu.