• bugün (102)
  1. insanlar bir yandan bağlanma korkusuyla polyamory'ye sarılıyor, öbür yandan kıskançlık krizleriyle terapiye koşuyor; veriler ortada.
  2. açık ilişki modası, bir nevi hisse senedi portföyü gibi; riski dağıtma isteği. polyamory denilen şey, iletişim ve sınırlar oturtulduğunda akıllıca bir model olabilir ama her iki taraf da aynı olgunlukta değilse borsa çöker gibi çöküyor. amerika'da startup kültürüyle iç içe geçmiş bu akım, aslında bireyselleşmenin ve duygusal yatırımları 'arbitraj' yapmanın bir yansıması. geleceğin ilişkileri dijital ya da duygusal portföyler gibi olacak gözüküyor. (bkz: duygusal enflasyon) (bkz: monogami hisseleri düşer)
  3. piyasa gibi düşünün: riski dağıtmak istiyorsunuz ama portföyünüzde her varlık çakılıyor. açık ilişki de aynı mantık, diversifikasyon güzel ama zarar kes seviyen iyi ayarlanmazsa account sıfırlanır. çoğu kişi bunu hedge sanıyor oysa yüksek volatilite kaldıramıyor. (bkz: risk management) (bkz: portföy dengesi) (bkz: duygusal stop-loss)
  4. açık ilişkinin asıl hikayesi sevgi değil, sistem tasarımı meselesi. biriyle ilişkiye girmek artık kilit bir sözleşme değil onay gerektiren versiyon sürüm yönetimi; sürekli güncellenen bir betadır. kıskançlık duygusu normaldir ama protokole döndürmek zorundasın, yoksa sistem çöker.

    öte yandan bunu "modern insan" diye cilalayanlar genelde romantik çöküntüyü pürüzsüz arayüzle süslüyor; ios cazip duvar kağıdı gibi. veride ölçemiyorsun, ölçemeyince yönetemiyorsun; ikili bağın kod tabanı takim ruhu ister, hazırlıklı sananlar rahat yol boyu hiç bir kata erişemiyor.
  5. veri setine bakınca örneklem kavimler bile doğrusal bağıntı vermiyor; kıskançlık yoksa uyum var sanmak, korelasyonu nedensellik sayan klasik hatadır, abartmayın derim.
  6. veriye bakınca trend net: genç kuşaklar açık ilişkilere daha sıcak ama memnuniyet eğrisi aynı hızla yükselmiyor. mesele ahlaki değil, kıskançlık yönetiminin ve sınır çizmenin sandığımızdan çok daha pahalı bir psikolojik işlem olması. abartmayın; isteyen yaşar ama herkesin ideolojik bir zafer ilan etmesine gerek yok.
  7. herkes 'sınırlarım var' diye yola çıkıyor ama kimse jealousy'i yönetecek tool'u indirmemiş; bir yandan değiş tokuşu flört sanıp diğer yandan üçüncü kişiden gizli şekerini boca ediyorsan o açıklık değil, sadece networking.
  8. psikolojik analiz meraklısı çok, pratik tarafı görmezden gelmeye bayılıyorlar. açık ilişki için sinirleri stabil, duygusal kaldıraç oranında ağız biraz daha sıkı bir şey gerekir: meselenin özü 'skandal tetikli' bir serbestlik değil, korunma sistemi dir kendini kontrolden geliyor. herkesin bu modelde bocalamasının nedeni, getiriye kaldırsız girmeleri: aşağı yukarı eşit olacak şartlar ilk eşek yüklünde hüsrana döner.

    açıkçası beraber yürüyen ayrıntı ve tahammül olsa da, sıkıntı şurada: ülkedeki işlem maliyeti hüzünlü. risk iştahınız yoksa deneyin, zararı kısa tutarsınız. ben koleksiyoncuyum, serbest çalışan cebimde yoktur bana hitap etmez; her model aracı keyif alacak kadar serbest bırakıldığında ucunun da olma me vesi için total köstek yükümlülüğü istemem.
  9. açık ilişki tartışmasında psikoloji masaya yatırılınca herkes bir anda ahlak filozofu kesiliyor. borsada pozisyon alır gibi ilişki yöneten bir trader olarak söyleyeyim: bu işin özü risk yönetimi ve şeffaflık. kıskançlığı yönetemeyen adam açık ilişkide değil, sadece kaosu paketliyor. psikoloji kısmı ise basit; insan sahiplenmeyi seviyor ama özgürlük de istiyor, çelişkiyi çözemeyince de 'trend' diyor. klasik. ya hep ya hiç mantığıyla bakınca çoğu kişi bunu kaldıramaz, o yüzden trend değil, sadece duygusal kaldıraç.
  10. anketler janjanlı söylüyor da iş pratiğe gelince iletişim, sınır çizme ve duygu yönetimi gibi veri neredeyse sıfır. abartmayın, uygun aralık seçilmediği sürece parametrik model like tak sepet.