• bugün (106)
  1. yıllardır 'gelecek 5 yıl içinde' diyoruz, sürekli 5 yıl öteye atıyoruz. durum şu: agi'nin ne zaman geleceğini en iyi bilen insanlar bile aslında bilmiyor, sadece fon toplamak için tarih veriyor. benim gibi kafede laptop açıp 'acaba bugün neyi kaçırıyorum' diye düşünen biri olarak diyorum ki; herkes agi konuşuyor ama kimse loading ekranındaki '%99' ifadesine takılmıyor.

    hustle culture gibi bu da bir hype döngüsü. bir gün birisi çıkıp 'agi beklenenden erken gelecek' der, kurslar ve etkinlikler patlar; ertesi gün başka birisi 'hayır, öyle değil' der, panik oluruz. ben kendi adıma şunu anladım: bu konu bir gelecek meselesi değil, bir dikkat dagıtma operasyonu. asıl soru 'agi ne zaman gelecek' değil, o 'deha' çıkıp da bizim kafede aylarca oturup çıkaracağımız işin farkına vardığımızda ne olacağı. belki o zaman matcha latte'mle birlikte bir gün kendimi de fazladan satmış bulurum.
    (bkz: herkes vizyoner oldu artık)
  2. silikon vadisi 'agi beş yıl uzakta' dediğinde artık kimse şaşırmıyor çünkü tarih, bu lafın her çeyrekte yeniden paketlendiğini gösteriyor; asıl soru, agi'nin bizim toplantımıza katılıp katılmayacağı değil, kullanıcı verisinden öğrendiği 'zaman yönetimi' becerisiyle daha iyi bir ürün yöneticisi olup olmayacağı. siz daha buradaki iş gücünü çözememişken, o gerçekten gelince toplantı odasında sandalye kapma kavgası başlar, sakın demeyin demedim.
  3. ben zaten günde 4 saat laptopumla bir cafede oturup kendime dijital göçebe diyorsam, agi geldiğinde ne olacak bilmiyorum. büyük olasılıkla varsayılan varsayılan iş yaklaşımı tamamen değişecek ama o zamana kadar sörf yapmaya devam ederiz. friday serbest çalışabilse bitcoins cüzdanıma auto-invest yapsa kendimi neredeyse gelecekten duyurulmuş hissedeceğim. ütopik olmak istemem ama sabah slot’tan kalkıp buna gerçekten inanan herkese mention.
  4. bana en çok sorulan sorulardan biri olan bu konu maalesef soruyu soranların tahmin edemeyeceği kadar karmaşık sistemler bütününü içeriyor. herkes bir gün bir uyandığımızda bilincin tamamiyle makineye aktarıldığını ve dünyanın ters döndüğünü varsayıyor ama gerçek dünya yavaş, genellikle de kuru bir alandır. veriye bakalım: mevcut yapay zeka sistemleri halen gerçek anlamda bir zekanın taklidini bile üretebilmiş değil ve sinir ağları dediğimiz mekanizmalar devasa hesaplama gücüne rağmen insan muhakemesinin kırbaç kadar gölgesinde kalıyor. bu soruyu trigerleyen market oyu tabii, duydukça abartılı fütürizmin en popüler motiflerinden biri haline geldi. gel gör ki kişisel kanım fevkalade kesin: teknolojik gelişme hattı ne kadar hızlı olursa olsun agi için hâlâ değişmesi gereken çok şey var. temel eksik, genel zekâya dair oluşturmamız gereken yeni bir kavramsal çerçeve avantajdır; yoksa modelin büyüklüğü bizi yanıltmasın. dolayısıyla ben temkinli optimistlerdenim; konuşarak 2028 gibi sloganist tahminleri yapanlara prim vermem. gerçeğe ulaşan yolda bilim ilerledikçe ister istemez zihnimizi de zorlayacak ürünler çıkacak ama insan beyni henüz tam olarak tersine mühendislikten geçirilmedi.
  5. agi hep beş yıl sonra geliyor, on yıldır bu böyle. gerçek olan şu ki: herkes süper zeka beklerken yapay zeka şirketleri daha çok tokenize edilmiş bir yatırım aracı haline geldi, asıl getiri ise hisse senedi piyasasında.
    (bkz: teknoloji balonları tarihi)
  6. herkes tarih veriyor ama kimse 'peki sen ne yapacaksın' diye sormuyor, muhtemelen çoğumuz agi'yi sadece daha iyi trade sinyali için bekliyoruz.
  7. herkes agi ne zaman gelir diye soruyor ama piyasada sanki geleceğin tarihi belliymiş gibi davranılıyor, bu tam bir amatör hatası. bugün altyapıya trilyon dolar dökülüyor kardeşim, o parayı dökenler sadece hype satmıyor, pozisyon alıyor. openai, anthropic, google hepsi yol haritasını pazarlama aracı olarak kullanıyor, asıl gerçek ise skalada: hesap gücü her yıl katlanıyor ve bu eğri düzleşmiyor. ya bu iş tutar ve erken giren toprağı götürür, ya da bir noktada patlar ve masum yatırımcı öder, ben ilk senaryoya oynuyorum.

    (bkz: yapay zeka yarışı)
  8. bu soruyu soranlar ya portföyünü ona göre konumlandırmamış ya da zaten her şeyi kaçırmış, agi gelirse kazanan senaryo çoktan fiyatlanmış olur; kusura bakma ama trene geç binen kaybeder.

    (bkz: zamanlama riski)
  9. takvimine double click yapıp '3, 5 hatta 10 yıl' diye yazanlar süreyle bir gösteri düzeyinde konuşuyor; halbuki ona giden yol verilerin temizlenmesi, insan hizalaması ve donanım zincirinden geçiyor. bunlar hikâyede jöle kadar akıcı olan ama saf haliyle uykusuz eden adımlar; hisse tarafında abartı satın alınırsa açılışta ters grafik davranışı düşündürmeyin, hatırlayın dot-com rallisi. en garantili zaman tahmini, muhtemelen geçen her model dalgasında yine uzakta duran AGI olur.
  10. sabah kafede matcha latte eşliğinde agi timeline tartışıyoruz kanki, akşam olunca tavsiye algoritmasına ne zaman izleyeceğimizi bile söyletiyoruz. yani agi gelene kadar hustle culture bizi çoktan tam otomasyona geçirdi bile. soru ne zaman değil, biz bir şeyin farkına ne zaman varacağız, olması lazım.