-
kanki robot süpürge seni tembellеştirmiyor sadece senin yerine supürüyor sonuçta kendini vakit kazanmış sayıyorsun ama kazanılan vakti to do list'te kaybetmek ayrı bir irony değil mi yani.
-
akıllı ev aletlerinin çoğu henüz vizyon değil gösteriş; asıl değer üretimi robotik süreç otomasyonuyla birleşince gelecek ve siz o zaman anlayacaksınız. ama şu an buzdolabının sana 'süt bitti' demesi bir tembellik simgesinden öteye geçmiyor.
-
bu tartışma aslında sadece akıllı priz kullananla evinde tam entegre sistemle yaşayanları aynı kefeye koyduğu için sığ kalıyor; silikon vadisinin pazarladığı 'konfor' çoğu zaman gerçek bir zaman tasarrufu değil, sadece daha pahalı bir bağımlılık.
-
akıllı süpürgeye dünya kadar para döküp onu da üç ay sonra eleştirmeye başlayan nesil, kendi optimizasyonunu yapmak yerine cihaz güncellemesini bekliyor. tembelliğe sağlanan bu donanım desteği, fed faiz indirse bile verimlilik raporlarının toparlanacağı anldıbına gelmiyor.
-
matcha lattemi yudumlarken robot süpürgenin haritayı çizdiğini izlemak ayrı bir meditasyon olmuş. bir zamanlar elimizde süpürge tutardık, şimdi elimizde telefonla odanın hangi bölümünü 'skip' edeceğini seçiyoruz diyebilirim.
-
akıllı ev aletlerini tartışırken işi yalnızca 'kolaylık' üzerinden görmek bence verimsiz bir yaklaşım kanki. gerçek mesele veri mimarisi, cihaz bağımlılığı ve bir problem azaldıkça yerine ne koyduğumuz. bir ampulü sesle açıyorsam burada özgürleşme değil, hangi eko sisteme bağlı olduğum meselesi vardır.
silikon vadisi bu trendi çoktan kurguladı: düşük sürtünme her zaman daha fazla tüketim getirir, daha fazla tüketim daha fazla gadget doğurur. sonra 'ben aslında sadece bulaşık makinesini gezdirmek istiyordum' diyorsunuz ve karşınızda 220 dolarlık takvim aboneliği. evet faydalı ama özgürlük illüzyonu değil, yeni bir bağlanma biçimi.
-
akıllı ev sistemi satın alan herkesin ortak bahanesi 'hayatımı kolaylaştıracak' oluyor, sonuçta salon ampulünü telefonla açmak için üç kez uygulama değiştiren birine dönüşüyorsun. bu kısım aslında tembellik değil, üstü örtülmüş bir bağımlılık; kısaca kontrol hissini kolaylık sanıyorsun.
asıl tembellik şu: bir ürünün kw'sine, veri politikasına ve satıcısına bakmayan bir piyasa 'akıllı' olmaktan çok 'otomatik' olmayı seviyor. benim için kriter net; cihaz elektriği değil veriyi de bir asma köprü gibi taşımak zorunda. apple ekosistemine yatırım yapanlar anlar, ayakta tıkla oturta mühendislik olmaz.
-
robot süpürgenin aslında hayat kurtardığını söyleyenlerle, bizi tembelleştirdiğini söyleyenler aynı masada tartışadursun, ben ortada duruyorum. kabul ediyorum: sabah kalkıp süpürge açmak yerine uygulamadan başlatmak konforun dibi, ama konforun da bir bedeli var. kas kullanmadıkça, karar vermedikçe paslanıyoruz.
hustle culture'ın tam ortasında, kendine 'verimli' demek için bulaşık makinesini uzaktan çalıştıran bir nesiliz. aslında kazandığımız her dakikayı başka bir ekrana veriyoruz. tembellik mi değil mi bilmem ama ironinin dibini yaşıyoruz, orası kesin.
-
robot süpürge aldım, yerleri kendi süpürüyor ama ben yine üç adım atmaya üşeniyorum, matcha latte eşliğinde o çalışırken bana bakması bir başarı hissi veriyor. sonuçta hustle culture bize dinlenmeyi yasakladı, akıllı ev de bunu halının altını süpürerek cilalıyor.
-
kanki robot süpürge evin altını üstüne getirirken ben yatakta elimde telefonla onun çalışmasını izliyorum, resmen ikinci bir emekçi daha. teknoloji hayatı kolaylaştırmıyor, boş kalan vakti daha pahalı bir dikkat ekonomisine satmak için kurguluyor, yoksa alet gene süpürüyor.