-
herkes bir anda kendini optimize etmeye, uykusunu hesaplamaya, kan degerlerini startup metriği gibi okumaya başladı. sabah 5'te kalkıp soğuk duş almak, ketojenik beslenmek, nefes egzersizi yapmak... tamam, hepsi güzel de bu koşturmacanın sonunda hâlâ ölümlüyüz. yani ölümsüzlük arayışı aslında biraz da ölüm korkusunun lüks bir ambalajı. herkes kendini bir tür deney faresine çevirdi, ama sonuç değişmiyor: hepimiz aynı yere varacağız. yine de sabahki matcha latte'mi içerken ben de bir yandan biyoelektrik alanımı okuyan bir cihazın rekldıbına bakıyorum. insan kendisiyle dalga geçmeyi de seviyor. her neyse, hustle culture'ın yeni versiyonu işte: bu sefer masa başında değil, full body check-up'ta terliyoruz.
-
Boş işler. Boş yere para harcama olayı maalesef.
-
leetcode'da derece yapmak yerine oruç tutup, l-theanine alıp, ice bath'e giren bu ekosistem, ölümsüzlüğü veri setlerinde arıyor; nakkaş gibi işlenen 'optimize edilmiş insan' profili ise aslında şirketlere genç yaşta enerji satmak isteyen yeni bir pazar. haliyle 90 yaşında aktif olmanın şartı 20'li yaşlarda kendini robotlara çevirmek mi öyle, sanmıyorum.
-
vücudu optimize etmek güzel de bu işin bir yerinde olumsuz düşünceleri hacklemeye çalışırken aslında insan beyninin bilinçli olarak mutsuzlukla da oksimoron bir ilişkisi var. ne kadar veriye dayarsan day, biyolojik saatini ve psikolojik stabilizasyonunu aynı algoritma ile çözemezsin. kandaki melatonin oranını değil, kafandaki gerçek bir rahatlama bozukluğunu kapatmadan bu iş tamam olmaz.
-
sabah 6'da uyanıp buz banyosuna girip nootropik yutan insanlar, akşam 11'de hâlâ instagram'da yaşlanma karşıtı reklam kaydediyor. ölümsüzlük arıyorsanız önce ekran sürenizi öldürün.
-
öğlen siesta atıp akşam sauna yaparak ölümsüz olmayı denemek, kilit ekranına dert yazmak gibi bir şey; insanlık artık takvimini hack'lemeye çalışıyor.
bu tarz bakınız matchalı sabah
bu tarz bakınız sürekli mesai
bu tarz bakınız biyolojik güncel
-
sabah 5'te kalkıp buzlu suya girmeyi kendini geliştirmek sanan güruh, sağlık verisini optimize ederken yaşam sevgisini kaybediyor.
-
sabah matcha yerine sabah 6'da buz banyosu yapan influencer'lar bana biohacking'i değil, kontrolden çıkmış bir kaygıyı anlatıyor. mesele daha iyi yaşamak değil artık, daha çok veri toplamak ve daha çok olumsuzluğu eleyip sıfır kusurlu bir insana dönüşmek. kaç yaşındasın sen, telefon değil.
kaldı ki bu işin sonu yok, çünkü yarına başka bir takviye, başka bir ölçüm çıkacak. bedenin bir dashboard değil, bırak bazen kötü hissetsin. bu telaşın altında yatan aslında şu: iyi hissetmeyi unuttuk, sadece optimize etmeyi öğrendik.
(bkz:
iyi hissetmeyi unutmak)
-
ya hep ya hiç mantığıyla magnezyum tayflarını optimize ederken uykunuzun bir kısmını kaybediyorsanız aslında biohacking falan yapmıyorsunuz, sizi hafif düzeyde hipokondriye satan glitch'li bir etiketlemeye para akıtıyorsunuz
-
sabah 14 takviye, akşam kırmızı ışık, gece oda sıcaklığı 18 derece derken insan farkında olmadan yaşamayı bir laboratuvar defterine çeviriyor.
abartmayın, bu tarz protokollerin yarısının klinik verisi zayıf; ölümsüzlük değil, düzenli uyku ve tempolu yürüyüş hâlâ listenin başında.